ABD’de kripto varlık piyasasının düzenlenmesine yönelik en büyük yasa tasarısı, yeniden Senato gündemine taşınıyor.
Senato Bankacılık Komitesi, 14 Mayıs’ta H.R. 3633 numaralı Dijital Varlık Piyasası Netlik Yasası’nı (CLARITY Act) ele alacak. Bu tasarı, Washington’da kripto piyasası yapısının reformu için ana araç haline gelmiş durumda.
Temsilciler Meclisi, 17 Temmuz’da tasarıyı 294’e karşı 134 oyla kabul etmişti. Ancak Senato’da süreç daha zorlu ilerliyor.
Tasarı, daha dar bir siyasi dengede, bankacılık sektörünün tepkisiyle ve Demokratların stablecoin’ler, piyasa suistimali ve kriptoya özgü çıkar çatışmalarına yönelik daha güçlü önlemler talepleriyle karşı karşıya.
Bu süreç, Kongre’nin kripto düzenlemesini iki partinin de desteğiyle yasalaştırıp yasalaştıramayacağına dair ilk ciddi sınav olarak öne çıkıyor.
CLARITY Act Yeniden Senato’da
CLARITY Act, Washington’ın yıllardır yanıtlamaktan kaçındığı temel bir soruya çözüm getirmeyi hedefliyor: Hangi dijital varlıklar menkul kıymet, hangileri emtia olarak değerlendirilecek ve kripto platformları token listeleme, alım-satım veya aracılık faaliyetlerinde nasıl kayıt olacak?
Kripto sektörü için bu tasarı, düzenleyici belirsizlikten çıkış yolu sunuyor.
Borsalar, token ihraççıları ve merkeziyetsiz finans (DeFi) bağlantılı şirketler, uzun süredir kurumların rehberliği, mahkeme süreçleri ve yaptırımlar arasında faaliyet gösteriyor. CLARITY Act, bu aktörlere yasal bir yol haritası sağlamayı amaçlıyor.
Ancak eleştirmenler, bu yol haritasında çok fazla kaçış noktası olduğunu savunuyor. Demokratlar, kara para aklamayla mücadele (AML), tüketici koruması ve çıkar çatışmalarına ilişkin daha sıkı düzenlemeler talep ediyor.
Bankalar ise stablecoin ödüllerinin mevduat rekabeti gibi sunulmasını engellemeye odaklanıyor.
Bu tartışmalar, tasarının Temsilciler Meclisi’nden geçmesinin ardından ilerlemesini yavaşlatmıştı. Bu hafta ise Senato’da yeniden gündeme geliyor.
Demokratlar Neden Belirleyici Konumda?
Cumhuriyetçiler tasarıyı gündeme alabiliyor ancak Senato’dan kalıcı bir yasa çıkarmak için tek başlarına yeterli desteği sağlayamıyorlar.
Temsilciler Meclisi’ndeki oylama CLARITY Act’e ivme kazandırsa da, Senato’da kabul için daha geniş bir koalisyon gerekiyor.
Bu durum, Demokrat senatörlerden oluşan küçük bir grubu müzakerelerin merkezine yerleştiriyor.
Galaxy Research, tasarının komitede Demokratlardan alacağı bir desteğin, Senato genel kurulunda kabul edilme olasılığını önemli ölçüde artıracağını belirtiyor.
Şirket, Senato Bankacılık Komitesi’ndeki Demokratları, Ruben Gallego ve Angela Alsobrooks gibi yapıcı çerçeve yanlılarından, Elizabeth Warren, Jack Reed ve Chris Van Hollen gibi kısıtlama öncelikli şüphecilere kadar farklı gruplara ayırıyor.
Tasarıya en az yedi Demokrat senatörün desteği gerekebilir. Ancak bazı Demokratlar, kara para aklamayla mücadele önlemlerinin yeterliliği konusunda endişeli.
Demokratların etkisi açık: Tasarıya destek verirlerse, kripto sektörü federal piyasa yapısı yasasına en net şekilde yaklaşmış olacak.
Destek verilmezse, tasarı yeni bir erteleme, değişiklik ve Kongre’nin kriptoya fazla alan tanıyıp tanımadığına dair kamuoyu tartışmalarıyla karşı karşıya kalabilir.
Stablecoin Ödülleri Tartışmanın Odağında
Son uzlaşma, stablecoin ödülleri etrafında şekilleniyor.
Senatör Thom Tillis ve Senatör Angela Alsobrooks, stablecoin bakiyelerinde pasif getiri sunulmasını kısıtlayacak bir dil üzerinde çalıştı. Böylece, kripto platformlarının banka benzeri yükümlülükler olmadan faiz benzeri ödüller sunabileceğine dair endişeler giderilmeye çalışıldı.
Ancak uzlaşma, kullanıcı faaliyeti, ödeme, işlem veya platform etkileşimine bağlı ödüllere alan bırakıyor.
Bu ayrım, tasarının en hassas noktası haline geldi.
Kripto şirketleri, kullanıcı faaliyetlerine dayalı ödüller sürdüğü sürece pasif getirinin kısıtlanmasını kabul edebiliyor.
Bankalar ise, ödüllerin günlük stablecoin kullanımına bağlanmasının, mevduat benzeri ürünlerin başka bir isimle sunulmasına yol açabileceğini savunuyor.
Sonuç olarak, yasal metindeki birkaç kelime, uzlaşmanın devam edip etmeyeceğini belirleyebilir.
Stablecoin bağlantılı şirketler için bu süreç doğrudan sonuçlar doğuracak.
Bankalar ise, ödeme stablecoin’lerinin kripto piyasası aracı olmaktan çıkıp ana akım nakit yönetimi ürününe dönüşmesinden endişeli.
Bankalar Baskıyı Sürdürüyor
Bankacılık lobisi, uzlaşmayı kesinleşmiş olarak görmüyor.
Komite oturumu yaklaşırken, bankacılık grupları stablecoin ödüllerine ilişkin düzenlemelerde son dakika değişiklikleri önermeye devam ediyor.
Bankaların temel argümanı şu: Stablecoin’ler halihazırda ödeme sisteminin bazı bölümleriyle rekabet ediyor; ödül programları bu rekabeti mevduat ikamelerine daha da yaklaştırabilir.
Kongre, kripto platformlarına fazla esneklik tanırsa, bankalar, paranın düzenlenen mevduat hesaplarından çıkarak farklı denetime tabi tokenlaştırılmış nakit ürünlerine kayabileceği uyarısında bulunuyor.
Kripto şirketleri ise, ödemelere veya kullanıcı faaliyetlerine bağlı ödüllerin müşteri kazanımı, sadakat ve ağ büyümesinin bir parçası olduğunu savunuyor.
Onlara göre, kapsamlı bir yasak bankaları rekabetten korurken, ABD düzenlemelerine tabi stablecoin şirketlerini yurtdışındaki alternatiflere karşı zayıflatabilir.
Bu mücadele, tasarının genel siyasi dinamiklerini de etkiliyor. CLARITY Act, piyasa yapısı reformu olarak yazılsa da, komite görüşmeleri finansal sistemin geleceğinde bankaların ne kadar paya sahip olacağına dair bir rekabete dönüşmüş durumda.
Etik Düzenlemeler Anlaşmayı Tehlikeye Atabilir
Bir diğer tartışma başlığı ise etik düzenlemeler.
Demokratlar, federal yetkililer ve siyasi bağlantılı kişiler tarafından yapılan dijital varlık işlemlerine yönelik çıkar çatışması hükümlerinin tasarıya eklenmesini talep ediyor.
Kripto şirketlerinin Washington’da lobi faaliyetlerine hız vermesi ve dijital varlıkların ulusal siyasetle daha fazla iç içe geçmesiyle bu talep güç kazandı.
Cumhuriyetçiler etik düzenlemeleri siyasi bir tuzak olarak görebilirken, kripto lobisi de bu talepleri süreci yavaşlatan bir unsur olarak değerlendiriyor.
Buna rağmen, Demokratların sektöre herhangi bir ek koruma almadan açık bir zafer vermeye istekli olmadığı görülüyor.
Tasarıya nihai desteğin, etik düzenlemelerin ek bir madde mi yoksa vazgeçilmez bir koşul mu olacağına bağlı olması bekleniyor.
Bu nedenle, 14 Mayıs’taki oturumun seyri belirsizliğini koruyor.
Teknik bir komite görüşmesi, hızla kamuoyuna açık bir tartışmaya dönüşebilir. Tartışmanın odağında ise kripto yasasının piyasalar, bankalar, tüketiciler veya siyasi bağlantılı kişiler için mi yazıldığı sorusu yer alıyor.
Piyasa Yapısı Tasarısı, Siyasi Yükü Artıyor
CLARITY Act, başlangıçta ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) arasında düzenleyici yetki paylaşımını netleştirmeyi amaçlıyordu. Ancak bugün, çok daha büyük bir siyasi yük taşıyor.
Tasarı, Kongre’den kripto piyasasının temel kurallarını yeniden çizmesini istiyor: Borsaları kim denetleyecek, ihraççılar hangi bilgileri açıklayacak, stablecoin’ler bankacılıkla nerede kesişecek ve skandallarla sarsılmış bir sektör ne kadar güven kazanmış olacak?
Daha dar kapsamlı tasarılar daha hızlı ilerliyor. CLARITY ise temel soruları çözmeye çalışıyor.
Her çözülemeyen madde, yeni bir lobi, yeni bir değişiklik ve yeni bir senatörün şartını gündeme getiriyor.
Bu Hafta Ne İzlenmeli?
Sinyal net: Temiz bir komite görüşmesi mi olacak, yoksa Demokratların açık direnci mi öne çıkacak?
Sorunsuz bir oylama, kripto sektörüne yılın en güçlü yasal fırsatını sunacak ve stablecoin ödüllerine ilişkin uzlaşmanın sürdürülebilir olduğunu gösterecek.
Karmaşık bir oturum ise tasarının zayıf noktalarını ortaya çıkaracak: Banka değişiklikleri, etik talepleri ve Demokratların çekinceleri.
Aylar süren belirsizliğin ardından CLARITY Act yeniden hareketleniyor. Bu hafta, tasarının Senato’da gerçek bir yol bulup bulamayacağı ya da Washington’ın neredeyse yasalaşan kripto tasarıları arşivine katılıp katılmayacağı netleşecek.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ccn.com