National Bureau of Economic Research tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, Çin’in gayrimenkul sektörünün büyümenin ana motoru olmaktan çıkıp ekonomide önemli bir kısıtlayıcıya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Bu durum, ülke ekonomisindeki daha geniş yapısal sorunlara da işaret ediyor.
On yıllar boyunca, gayrimenkul faaliyetleri ve bunun inşaat, malzeme ve altyapı ile bağlantıları toplam talebin neredeyse üçte birini oluşturuyordu. Ancak 2018’den bu yana bu katkı belirgin şekilde azaldı. Araştırmaya göre, ilk etapta düzenleyici sıkılaşma düşüşü hızlandırsa da, sektördeki temel dengesizlikler uzun vadeli zayıflamanın asıl nedeni oldu.
Gayrimenkulün Çin’de hanehalkı varlıklarının yaklaşık %70’ini oluşturması nedeniyle, konut fiyatlarındaki düşüş ciddi bir negatif servet etkisi yarattı. Bu da tüketici harcamalarını azaltırken, özel yatırımları ve genel ekonomik güveni zayıflattı ve yavaşlamayı pekiştirdi.
Araştırmada ayrıca, Japonya’nın 1990’lardaki gayrimenkul çöküşüyle benzerliklere dikkat çekiliyor. Varlık değerlerindeki düşüşün, tüketimde zayıflama ve uzun süren ekonomik durgunlukla sonuçlandığı belirtiliyor. İki ekonomi arasında kurumsal farklılıklar olsa da, benzer aktarım kanallarının öne çıktığı vurgulanıyor.
Sonuç olarak, bulgular yalnızca finansal sistemdeki stresin değil, reel ekonomi dinamiklerinin de durgunlukları derinleştirip uzatabileceğini gösteriyor. Çin’in gayrimenkul sektöründeki bozulmanın sürmesi halinde, kalıcı bir durgunluk riski artıyor.
Çin odaklı ETF’ler: KWEB, PGJ, CQQQ, FXI, GXC, MCHI, FLCH, CNYA, ASHR, YINN
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha