Fed’in yakından izlediği çekirdek PCE verisi, aylık ve yıllık bazda beklentilerle paralel seyrederek enflasyon cephesinde dengeli görünümün sürdüğüne işaret etti. ABD’de Kasım ayını kapsayan veri, yıllık %2,8 seviyesinde kalarak Fed’in hedef patikasına yakın bir tablo sunarken, yukarı ya da aşağı yönlü bir sürpriz yaratmadı.
Bugünkü rakamların, geçen hafta açıklanan ve manşet TÜFE’nin yıllık bazda %2,7 ile beklentilere paralel, aylık bazda ise %0,3 seviyesinde gerçekleştiği verilerin ardından, hisse piyasalarında oluşan temkinli iyimserliği destekler nitelikte olduğu söylenebilir. Öte yandan yine geçen hafta açıklanan çekirdek TÜFE’nin aylık bazda %0,2 ile beklentinin altında kalması, enflasyon baskılarında kademeli bir yumuşamaya işaret eden görünümü güçlendirmişti. PCE tarafında verinin beklentilere uyumlu gelmesi ise bu tabloyu daha ölçülü ama tutarlı bir çerçevede teyit etti.
Fed tarafında görünüm, politika yapıcıları kısa vadede belirgin bir yön değişikliğine zorlayacak ölçüde net değil. Enflasyondaki dengelenme agresif bir sıkılaşma ihtiyacını azaltırken, iş gücü piyasasının hâlâ görece güçlü kalması ve geçmiş verilere ilişkin revizyon olasılıkları, bekle-gör yaklaşımını destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Piyasa fiyatlamalarında Ocak toplantısında indirimin pas geçilmesi ana senaryo olmaya devam ederken, yılın ilerleyen dönemlerine yönelik 25 baz puanlık indirim ihtimali düşük ancak tamamen masadan kalkmış değil.
Bugün açıklanan çekirdek PCE verisine ek olarak, üçüncü çeyreğe ilişkin GSYH büyümesi %4,4 ile %4,3 seviyesinde olan beklentilerin hafif üzerinde gerçekleşti. Bu tablo, ABD ekonomisinde iç talep ve üretim dinamiklerinin gücünü koruduğuna işaret ederken, büyüme görünümüne dair olumlu algının sürdüğünü ortaya koydu.
Bununla birlikte, büyümenin güçlü seyrine karşın iş gücü piyasasında kademeli bir dengelenme süreci izleniyor. Son açıklanan işsizlik haklarından yararlanma başvurularının 200 bin ile 209 bin seviyesindeki beklentilerin altında kalması, işgücü piyasasında dayanıklılığın korunduğuna işaret ediyor. Bu görünüm, ekonomik aktivitenin yalnızca büyüme verileriyle değil, iş gücü piyasasındaki dayanıklılıkla da desteklendiğini ortaya koyuyor.
İstihdam tarafındaki bu direnç, tüketim eğiliminin korunmasına katkı sağlarken, büyümenin önümüzdeki dönemde hangi kalemler üzerinden şekilleneceğine yönelik tartışmaları da canlı tutuyor. Özellikle hizmet harcamaları ve iç talep kanalı, büyüme görünümünün ana belirleyicileri arasında öne çıkmaya devam ediyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı