Analist Notları

Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?

January 22, 2024 • 9 dakika okuma süresi
Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?

Son zamanlarda Wall Street, finans dünyasını hem heyecanlandıran hem de belirsizliklere sürükleyen bir döneme tanıklık etti. 2024’e başlayalı henüz bir ay olmamışken, S&P 500 endeksi yeni bir rekor seviyeye ulaşarak yatırımcıların ve piyasa analistlerinin dikkatini çekti. 

Bu gelişme, 2023’ün son çeyreğinde başlayan ve yılın ilk aylarında devam eden bir rallinin zirvesi olarak görülse de piyasanın bu yükselişi sürdürüp sürdüremeyeceği konusunda soruları da beraberinde getirdi. 

Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?

Dilersen birlikte S&P 500’ün son rekorunun ardındaki dinamikleri, faiz oranları ve ekonomik verilerin piyasalar üzerindeki etkilerini, teknoloji hisselerinin rolünü ve jeopolitik gerilimlerin piyasa üzerindeki potansiyel etkilerini inceleyelim.

S&P 500’ün Yeni Rekoru ve Piyasa Dinamikleri

Wall Street, 2024’ün başlarında, özellikle teknoloji sektöründeki büyük şirketlerin güçlü performansları sayesinde S&P 500 endeksinin yeni bir rekora ulaşmasına tanık oldu. Bu gelişme, 2023’ün sonlarına doğru gözlemlenen etkileyici rallinin bir uzantısı gibi görünse de, yılın ilk aylarında piyasaların ivme kaybetmesi, bu yükselişin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.

S&P 500, 2023’ün son çeyreğindeki 16%’lık artışın ardından, 2024’ün ilk haftalarında sadece 1,5% oranında bir artış gösterdi. 

  • Dikkat! Bu durum, piyasanın daha önceki hızını kaybettiğini ve yatırımcıların temkinli bir yaklaşım sergilediğini gösteriyor.

Faiz Oranları ve Ekonomik Verilerin Etkisi

Ekim 2023’ten bu yana piyasalardaki ralli, düşen enflasyon beklentileri ve buna bağlı olarak Fed’in faiz oranlarını düşürme ihtimaline dayanıyordu. Ancak, son ekonomik veriler, özellikle enflasyon ve işsizlik oranları, piyasalarda belirsizliğe neden oldu ve Fed’in faiz oranlarını ne zaman düşüreceği konusunda tartışmaları alevlendirdi.

  • Dikkat! Bu belirsizlik, yatırımcıların beklentilerini etkileyerek piyasalarda dalgalanmaya yol açabilir. Özellikle, enflasyonun beklenenden daha dirençli olması ve işgücü piyasasının güçlü kalması, Fed’in faiz indirimlerine gitme ihtimalini azaltabilir.

Anketler, ABD halkının ekonominin kötü bir durumda olduğunu düşündüğünü gösteriyor. Tahvil piyasası kaçınılmaz bir resesyon öngörüyor. 

Peki, S&P 500 nasıl rekor kırabiliyor?

Teknoloji Hisselerinin Rolü

Son dönemde S&P 500’ü rekor seviyeye taşıyan büyük teknoloji şirketleri oldu. Ancak, bu tek sektör odaklı yükseliş, piyasanın genel sağlığı hakkında soru işaretleri yaratıyor. Nasdaq Composite gibi teknoloji ağırlıklı endeksler hala rekor seviyelerinin altında seyrediyor, bu da teknoloji sektörünün genel piyasa üzerindeki etkisinin sınırlı olabileceğine işaret ediyor.

Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?
  • Teknoloji hisselerinin ağırlıklı olması, piyasanın genel olarak dar bir yelpazede hareket ettiğini ve diğer sektörlerin geride kaldığını gösteriyor. Yani yükseliş tabana yayılmıyor. Bu durum, piyasanın genel sağlığı ve çeşitliliği açısından endişe kaynağı olabilir.

Ama: Bu Bir Boğa Piyasası mı?

Peki asıl sorumuza dönelim. Bu ralli kalıcı mı ve yeni bir boğa piyasası mı?

S&P 500, Ekim 2022’deki en düşük seviyesinden bu yana 35,3%yükselerek yeni bir zirveye ulaştı. 

S&P 500’ün geçmiş seyrini incelemek önemli olabilir. Endeks, 2000 yılında teknoloji balonunun patlamasıyla geri çekildiğinde 10 yıllık tahvil getirileri yükselmişti. Sonrasında toparlanma takip edilen S&P 500 endeksinde Irak işgaliyle 2007 yılında yeniden bir düşüş izlenmişti. Çok geçmeden 2008 yılında da ABD’de mortgage krizi ile hisse senetleri değer kaybederken yatırımcılar tahvil piyasalarına yönelmişti. Küresel krizin etkisiyle ABD 10 yıllık tahvil faizleri 9,4% seviyesine yükselmişti.

Öte yandan ayı piyasaları dönemsel olarak kendi içinde sık sık ralliler barındırır ve yatırımcılar bu rallilere göre pozisyon alabilirse para kazanılabilir. Bu durumda piyasadan tamamen çıkmak tehlikelidir. Ama asıl mesele, hisse senetlerinin bir yükseliş trendine başladığını düşünürken dikkatli olmaktır.

Tahvil Piyasalarının Yatırımcılara Mesajı Var

Biraz yakına gelirsek; Aralık 2021’de Fed tutanaklarında QE yani niceliksel gevşeme kapsamında tahvil alımlarını sonlandıracağını yayınlanmasıyla hisse senetleri düşüşe geçti. 

Normal koşullarda daha yüksek tahvil getirileri, hisselerin geri çekilmesine neden olur. Bunun nedeni daha yüksek oranların faiz maliyetlerini artırması ve ekonomiyi yavaşlatması, kısmen de hisse senedi yatırımlarının tahvillere kayması. Sonuçta hem yüksek getiri hem düşük riskli bir yatırım ihtimali varsa bunu herkes değerlendirmek ister. Dolayısıyla hazine tahvillerinin düşük risk ile yüksek bir getiri sağlaması nedeniyle hisse senetlerinden çıkışlar yaşanması normal karşılanabilir.

Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?

Yatırım yapılırken dikkat edilen başka bir detay ise Equity Risk Premium, yani hisse senedi risk primi. ABD 10 Yıllık Hazine getirisi ile S&P 500’ün yıllık ortalama kâr büyümesini karşılaştıralım. Bir hisse aldığınızda gelecekteki kâr büyümesi, elbette yatırım kararınızı etkiler.

Son 30 yılda baktığımızda 2000’lerin başlarından bu yana S&P 500’ün yıllık ortalama kâr büyümesi tahvillerin üstündeydi. 

Özellikle 2009’da kâr büyümesi, hazine tahvillerini fazlasıyla aşarak yatırımların hisse senedi piyasalarına kayacağına işaret etti. Ardından tahvil getirileri, piyasalardaki müdahalelerle birlikte geri çekildi. 

Ocak 2022’de hisseler tahvillere kıyasla açıkça ucuz görünüyordu. Ancak günümüze baktığımızda, ABD 10 yıllık tahvil getirisi son on yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor. Analistlere göre bu durum ayı piyasasının başlangıcında beklenebilecek bir şey, bir boğa piyasası başlangıcında değil. 

Diğer yandan analistler, tahvil getirilerinin önemli ölçüde gerilemesi durumunda hisse senetlerinin daha çekici göründüğünü ifade ediyor. Eğer tahvil getirileri yüksek kalırsa, enflasyon yapışkan olduğu için tahvil getirilerinde yeni zirveler izlenebilir.

Avrupa Piyasalarında Görünüm Farklı

Avrupa’da, Stoxx Europe 600 gibi endekslerde daha belirgin bir düşüş yaşandı. Avrupa Merkez Bankası ve diğer merkez bankalarının faiz oranlarını düşürme ihtimalleri ABD’ye göre daha az olabilir. Bu da Avrupa piyasalarının ABD piyasalarından farklı bir yörüngede ilerleyebileceğini gösteriyor. Avrupa’daki enflasyon sorunları ve merkez bankalarının daha sıkı para politikası tutumları, bu farklılığın temel nedenleri arasında yer alıyor. 

  • 25 Ocak Perşembe günü açıklanacak AMB faiz oranı kararı da bu görünüm için yakından takip edilecek bir veri. Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranlarında değişikliğe gitmesi beklenmezken karar sonrası mikrofon başına geçecek AMB Başkanı Lagarde’ın vereceği mesajlar önem arz edecek.

Jeopolitik Endişeler Devam Ediyor

Ortadoğu’daki çatışmalar ve diğer jeopolitik gerilimler, hem Avrupa hem de ABD piyasalarında belirsizliği artırıyor. Bu durum, yatırımcıların risk algısını etkileyebilir ve piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir. Özellikle, İsrail-Hamas çatışmasının genişleyebileceği ve bölgesel bir çatışmaya dönüşebileceği endişeleri, piyasalarda tedirginliğe yol açıyor.

Beklentiler Nasıl Şekilleniyor?

Bazı yatırımcılar, piyasaların kısa vadede dalgalı olabileceğini, ancak uzun vadede yükseliş trendine girebileceğini düşünüyor. Ancak, ekonomik veriler ve jeopolitik riskler, bu iyimser beklentileri değiştirebilecek güce sahip.

S&P 500’ün yeni rekoru, piyasaların genel durumu hakkında karmaşık bir tablo çiziyor. Teknoloji hisselerinin ağırlığı ve ekonomik belirsizlikler, yatırımcıların stratejilerini elbette etkileyebilir.

Sonuç olarak, S&P 500’ün yeni rekor seviyesi, piyasaların geleceği hakkında kesin bir yargıya varmak için yeterli değil. Yatırımcılar, Fed’in faiz açıklamalarını, ekonomik verileri ve jeopolitik gelişmeleri yakından takip etmeye devam ediyor. Bu faktörler, piyasaların gelecekteki yönünü belirleyecek ana unsurlar olarak görülüyor. 

Öte yandan ABD 10 yıllık tahvillerinin de yakından takip edilmesi önem arz ediyor. Eğer tahvil getirileri yüksek kalmaya devam ederse yeni zirveler izlenebilir, bu da hisse yatırımcılarının tahvil piyasasına kaymasına ve borçlanma maliyetlerinin artmasından dolayı ekonomik aktivitede yavaşlamayla birlikte endeksin yükselişine engel olabilir.

En Çok Yükseliş Potansiyeli Olan Hisseler

Olası bir boğa piyasası başlangıcından fayda sağlayabilecek hisselere birlikte göz atalım.

Bu keşif listesi analistlerin 12 aylık hedef fiyat ortalamasına göre en çok yükseliş potansiyeli sunan ilk 10 hisseyi içeriyor. Daha detaylı listeye En Çok Yükseliş Potansiyeli Olanlar listesinden ulaşabilirsin.

  1. JD.com (JD)
  2. Alibaba Group Holding Limited (BABA)
  3. Rivian Automotive (RIVN)
  4. Baidu (BIDU)
  5. Yum China Holdings (YUMC)
  6. First Solar (FSLR)
  7. Legend Biotech (LEGN)
  8. Cenovus Energy (CVE)
  9. Warner Bros. Discovery(WBD)
  10. Sea Limited (SE)

Borsa Yükselişinin Anatomisi: Geçici Bir Rekor mu? Yoksa Boğa Piyasası Başlangıcı mı?

Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler baz alınarak hazırlanmıştır. İçerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu sayfada yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Kullanılan hisse işlem görselleri; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.
Detaylı bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynak: Bloomberg, Financial Times