BlackRock, zincir üstü tokenlaştırılmış fonlarda yönetilen varlıklarını 2,93 milyar dolara yükseltti. Bu gelişme, kurumsal sermayenin blok zinciri altyapısına geçiş hızını gözler önüne seriyor. Ethereum, 1,1 milyar dolarlık toplam kilitli değer (TVL) ile Avalanche, Solana ve BNB Chain’in önünde liderliğini sürdürüyor.
BUIDL, Çoklu Zincir Portföyünün Temel Taşı
Zincir üstü sermayenin ana odağını, BlackRock’ın Securitize ile birlikte 2024’te başlattığı BlackRock USD Institutional Digital Liquidity Fund (BUIDL) oluşturuyor. Bu tokenlaştırılmış para piyasası fonu; nakit, kısa vadeli ABD hazine tahvilleri ve repo işlemlerini portföyünde bulunduruyor. Yatırımcı payları, blok zinciri üzerinde token olarak temsil ediliyor ve 7/24 işlem görebiliyor.
Başlangıçta Ethereum üzerinde faaliyete geçen BUIDL, bugün Solana, Polygon, Avalanche, Arbitrum, Optimism, Aptos ve BNB Chain dahil olmak üzere sekiz farklı ağda aktif. Fon, yalnızca nitelikli yatırımcılara açık. Minimum yatırım tutarı bireysel yatırımcılar için 5 milyon dolar, kurumsal yatırımcılar için ise 25 milyon dolar olarak belirlenmiş durumda. Bu nedenle ürün, yapısal olarak kurumsal bir araç olmayı sürdürüyor ve bireysel yatırımcılara hitap etmiyor.
Moody’s, BUIDL’a tokenlaştırılmış para piyasası ürünleri için en yüksek not olan AAA-mf derecesini verdi. Bu not, fonun yönetilen varlıkları 2,58 milyar dolar seviyesindeyken açıklandı. Emeklilik ve sigorta fonları gibi kurumsal yatırımcılar için bu tür bir derecelendirme, genellikle fon tahsisi öncesinde temel bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Moody’s’in kararı, yönetilen varlık büyüklüğünden daha kritik bir yapısal öneme sahip.
Yeni Fonlar Stablecoin Rezervlerini Hedefliyor
BlackRock, 8 Mayıs’ta ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) iki yeni tokenlaştırılmış para piyasası fonu için başvuruda bulundu: Ethereum üzerinde BSTBL ve çoklu zincir ürünü olarak BRSRV. Her iki fon da nakit ve kısa vadeli hazine tahvillerine yatırım yapıyor. Özellikle stablecoin ihraççıları ve rezerv sahiplerine, regüle edilmiş faiz getirisiyle rezervlerini değerlendirme imkânı sunmayı amaçlıyor.
Bu stratejinin temelinde, stablecoin’lerin toplamda 100 milyar doların üzerinde rezerv tutması yatıyor. Stablecoin ihraççıları, rezerv varlıklarını giderek daha fazla tokenlaştırılmış hazine ürünlerinde değerlendiriyor. BlackRock, bu eğilime yanıt olarak, zaten zincir üstünde bulunan sermaye için bir getiri aracı olarak konumlanıyor. Böylece, geleneksel varlık yöneticilerinin ulaşamadığı bir likidite havuzuna doğrudan erişim sağlıyor.
Ethereum, Tercih Edilen Settlement Katmanı
Tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıkları (RWA) segmentinde Ethereum’un hakimiyeti tesadüf değil. Fiyat baskısı altında olmasına rağmen ETH, kurumsal fon ihraççıları için likidite, araç çeşitliliği ve regülasyon uyumu açısından en gelişmiş settlement katmanı olarak öne çıkıyor. Sadece BlackRock değil, tüm ihraççıların tokenlaştırılmış fon varlıklarının büyük bölümü Ethereum üzerinde bulunuyor.
Piyasa genelinde tokenlaştırılmış gerçek dünya varlıklarının toplam büyüklüğü yaklaşık 34,5 milyar dolara ulaşarak bir yıl içinde iki katına çıktı. Tokenlaştırılmış ABD hazine tahvili ürünleri ise 15,2 milyar dolar seviyesini aşmış durumda. BlackRock ve Circle, bu alanda en fazla sermaye girişi alan kurumlar olarak öne çıkıyor.
Rekabetin Yoğunlaştığı Bir Dönem
JPMorgan, Ethereum üzerinde ikinci bir tokenlaştırılmış hazine fonu hazırlığında. Circle’ın USYC ürünü 3 milyar dolar barajını geçti. ABD’nin merkezi menkul kıymet takas kuruluşu DTCC, temmuz ayında Russell-1000 hisseleri ve hazine tahvillerinin tokenlaştırılması için BlackRock ve Goldman Sachs’ı pilot projeye dahil etti. Kurumsal yatırımcıların milyar dolarlık TVL pozisyonlarını giderek daha fazla Ethereum üzerinde oluşturması, ağın bu segmentteki yapısal üstünlüğünü pekiştiriyor.
BSTBL ve BRSRV için SEC onayı, büyümenin bir sonraki aşaması açısından belirleyici olacak. Düzenleyici kurumdan onay çıkması halinde, BlackRock’ın zincir üstü toplam varlıklarının hızla artması bekleniyor. Böylece, şirketin tokenlaştırılmış nakit yönetimindeki erken liderliğinin, ETF alanında olduğu gibi, kalıcı bir piyasa hakimiyetine dönüşüp dönüşmeyeceği daha net bir şekilde ortaya çıkacak.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: cryptonews.com