Bitcoin, yatırımcıların kalıcı bir destek yapısı olarak görmeyi beklediği ETF kanalında zayıflık sinyalleriyle birlikte, hâlâ güçlü bir alıcıya ihtiyaç duyuyor. Ekim ayında 126.000 doların üzerindeki rekor seviyesinden bu yana Bitcoin’deki düşüş %-30’un üzerinde devam ediyor. Analistler, fiyatın sadece %4 yükselmesi için bile piyasaya haftalık yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni giriş gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle, son dönemdeki girişlerdeki iyileşme dikkat çekici olsa da, tek başına kesin bir dönüş sinyali olarak görülmüyor.
Geçen hafta, yaklaşık 1 milyar dolarlık haftalık net girişle ocak ortasından bu yana en güçlü yedi günlük dönem yaşandı. Yükseliş beklentisi taşıyanlar, bu gelişmeyi geri çekilmenin ardından kurumsal talebin yeniden canlandığına dair ilk gerçek işaret olarak yorumluyor.
Ancak kısa vadede düşüş beklentisi daha ağır basıyor. ETF’lerden gerçekleşen çıkışlar, rekor seviyede bir çıkış serisi olarak tanımlanıyor ve spot ETF’lerin henüz istikrarlı bir kurumsal destek işlevi görmediği görüşünü güçlendiriyor. Buradaki temel soru, geçen haftaki güçlü girişin kalıcı bir talebin başlangıcı mı yoksa birikim sürecindeki genel duraklamada yalnızca güçlü bir haftalık hareket mi olduğuna odaklanıyor.
Stablecoin Başlık Rekorları, Zayıflayan Kripto Likiditesini Maskeleyebilir
Likidite açısından asıl önemli sinyal, stablecoin arzının yeni bir zirveye ulaşması değil. Asıl dikkat çeken, kripto piyasasında dolar likiditesinin azalırken satış baskısının artması.
Piyasada toplam stablecoin arzı yaklaşık 309 milyar dolar seviyesinde bulunuyor ve sektör daha önce 311,332 milyar doları aşmıştı. Ancak Bitcoin’deki toparlanmaları doğrudan destekleyen “kuru toz” miktarı daha düşük: USDT ve USDC toplamı yaklaşık 257,9 milyar dolara gerileyerek bu iki stablecoin için 20 Kasım’dan bu yana en düşük seviyeye indi. Bu ayrım önemli. Başlık rekorları, kripto likiditesinin sağlıklı olduğu algısını destekleyebilir; ancak yeni alım gücünün satışları absorbe edecek düzeyde hazır olduğunu kanıtlamıyor.
Dijital Dolar Arzındaki Daralmanın Fiyat Üzerindeki Etkisi
Stablecoin’ler, yatırımcıların piyasaya girmeden önce tuttukları nakit işlevi görüyor. Bu arz azaldığında, genellikle yatırımcıların paralarını kripto içinde döndürmek yerine geleneksel para birimlerine yönlendirdiği anlamına geliyor. Bu da, yükselişleri destekleyecek atıl dolar miktarının azalmasına yol açıyor.
Şubat ayı verileri bu endişeyi güçlendiriyor. Coin Metrics, kripto piyasasında düzeltme derinleşirken talebin zayıfladığını, likiditenin inceldiğini ve kurumsal katılımın azaldığını belirtiyor. Buradan çıkan pratik sonuç net: USDT ve USDC toplamı düşüşünü durdurup yeniden artışa geçerse, toparlanmaların kalıcılığı artabilir. Aksi takdirde, yükselişler ani geri çekilmelere karşı daha savunmasız kalıyor.
Piyasa Görünümünü Değiştirecek Unsurlar
Piyasa ancak yeni alımlar mevcut çıkış baskısının yerini alırsa güçlenebilir. Şu anda, çok günlük ETF akış tablosu hâlâ negatif seyrediyor ve IBIT başı çekiyor. Analistler, fiyatın %4 yükselmesi için haftalık yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni giriş gerektiğini yineliyor. Bu nedenle, akışlarda net bir değişim görülmeden toparlanmaların yeni bir yükseliş trendinin başlangıcı olarak değil, geçici bir rahatlama hareketi olarak değerlendirilmesi daha olası.
Sonraki Dönemde Takip Edilmesi Gerekenler
Akışlar ve likidite birlikte izlenmeli, tek başına değerlendirilmemeli. ETF girişleri istikrar kazanır, stablecoin rezervleri yeniden artar ve fiyat kazanımlarını koruyabilirse, toparlanma senaryosu daha güçlü hale gelir. Ancak fiyat yükselirken akışlar ve likidite azalmaya devam ederse, bu hareketin kalıcı bir değerleme artışından ziyade zayıf bir rahatlama yükselişi olduğu yorumu daha güvenli olacaktır.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com