Bitcoin madenciliği zorluğu %19,9 gerilerken sektör yapay zekaya yöneliyor

Google News Icon Takip Et

Bitcoin madenciliği zorluğu, tüm zamanların en yüksek seviyesinden %19,9 geriledi. Bu oran, aylardır kademeli olarak biriken ve 2026’nın ilk yarısında hızlanan bir dönüşümün özetini sunuyor: Bitcoin madenciliğinin ekonomisi öyle bir noktaya geldi ki, küresel madenci filosunun önemli bir bölümü faaliyetlerini durdurdu. Sektörde kalan operatörler ise gelirlerini artırmak için giderek daha fazla Bitcoin dışındaki alanlara yöneliyor.

Bitcoin Magazine Pro’nun verilerine göre, Kasım 2025’te yaklaşık 156 trilyon olan zorluk seviyesi, 25 Temmuz’daki ayarlamada 126,23 trilyona geriledi. Bu düşüş, uygulamaya özel entegre devrelerin (ASIC) standart madencilik donanımı haline gelmesinden bu yana yaşanan üçüncü en derin gerileme olarak kayda geçti. Daha büyük düşüşler yalnızca Çin’in 2021’deki madencilik yasağı ve 2018 ayı piyasası sırasında görülmüştü. Ancak bu kez, tek bir politika değişikliği etkili olmadı. Düşüş; Bitcoin fiyatındaki gerileme, artan enerji maliyetleri, halving sonrası gelir daralması ve madencilik şirketlerinin iş modellerine bakışındaki yapısal değişimin birleşik sonucu olarak ortaya çıktı.

Sektördeki bu geri çekilme; hashrate, zorluk, madenci satışları ve hashprice gibi tüm temel göstergelerde net şekilde görülüyor. Bu döngüyü farklı kılan ise bundan sonra yaşanacaklar. Ayakta kalan madenciler, yalnızca Bitcoin fiyatlarının yükselmesini beklemiyor. Tesislerini yapay zeka veri merkezlerine dönüştürmeye başlıyorlar.

Zorluk Seviyesi Madencilik Sağlığını Nasıl Gösteriyor?

Bitcoin protokolünün en önemli mekanizmalarından biri olan zorluk ayarlaması, her 2.016 blokta (yaklaşık iki haftada bir) yeni bir blok üretmenin ne kadar zor olacağını yeniden hesaplıyor. Önceki dönemde bloklar on dakikadan daha kısa sürede gelmişse zorluk artıyor, daha uzun sürede gelmişse azalıyor. Bu sistem, ağa yönlendirilen işlemci gücü ne olursa olsun blok üretimini istikrarlı tutmayı amaçlıyor.

Zorluk seviyesi düştüğünde, ağdan hashrate çıktığı anlamına geliyor. Madenciler, ya işletme maliyetleri gelirlerini aştığı için ya da elektrik kapasitelerini daha kârlı alanlarda kullanmak üzere makinelerini kapatıyor. Düşen zorluk, kalan operatörler için madenciliği geçici olarak daha kârlı hale getiriyor ve bu teşvik, hashrate’in yeniden artmasına yol açabiliyor.

Zirveden bu yana yaşanan %19,9’luk düşüş, hem derinliği hem de süresiyle dikkat çekiyor. Bitcoin Magazine Pro’nun verileri, bu aşağı yönlü trendin yaklaşık 287 gün sürdüğünü ve Bitcoin tarihinde en uzun madencilik daralmalarından biri olduğunu gösteriyor. 25 Temmuz’daki -%0,74’lük ayarlama, 2026’daki dokuzuncu aşağı yönlü zorluk güncellemesi oldu. Haziran ayında yaşanan bir önceki büyük düşüş ise -%10,09 ile Bitcoin’in tek seferdeki en büyük 11. zorluk gerilemesi olarak kayda geçti ve zorluk seviyesini 138,96 trilyondan 124,93 trilyona çekti.

Zorluk seviyesi, Bitcoin tarihinde yalnızca ikinci kez yıllık bazda negatife döndü. Önceki örnek, Çin’in 2021’deki madencilik yasağının ardından yaşanmış ve küresel hashrate’in yaklaşık %50’si birkaç hafta içinde çevrimdışı kalmıştı. Mevcut düşüş ise herhangi bir devlet müdahalesi olmadan, tamamen piyasa dinamikleriyle benzer bir şiddete ulaştı.

Kapanışların Ekonomik Gerekçeleri

Temel sorun, matematikte yatıyor. Nisan 2024’teki halving sonrası madenciler blok başına 3,125 BTC ödül alıyor; bu, önceki dönemin yarısı. Bu azalma bekleniyordu. Ancak Bitcoin fiyatının bunu telafi edememesi beklenmiyordu.

Bitcoin, 31 Temmuz’da yaklaşık 63.100 dolardan işlem gördü. Bu, son 12 ayda yaklaşık %47’lik bir düşüşe ve Ekim 2025’teki rekorun neredeyse %50 altına işaret ediyor. Madenciler için bu fiyat düşüşü, halving’in getirdiği yapısal gelir kaybının üzerine eklendi. Özellikle eski donanımla çalışan veya yüksek elektrik maliyeti ödeyen operatörler için bu birleşik etki yıkıcı oldu.

Halving öncesinde bir blok üreten madenci 6,25 BTC kazanıyordu. Bitcoin’in Ekim 2025’teki zirvesinde bu blok 750.000 dolar değerindeydi. Bugün ise aynı madenci, blok başına 3,125 BTC ve yaklaşık 63.100 dolarlık fiyatla 197.000 dolar kazanıyor. Bu, bir yıl içinde blok başına dolar bazında %74’lük bir gelir kaybı anlamına geliyor. Hiçbir sektör bu kadar büyük bir gelir daralmasını ciddi operasyonel sonuçlar olmadan kaldıramaz.

Madenciler için ikincil gelir kaynağı olan işlem ücretleri de bu kaybı telafi edemedi. 2026 boyunca işlem ücretlerinin toplam madenci gelirindeki payı düşük tek haneli seviyelerde kaldı. 2023 sonu ve 2024 başındaki inscription patlamasında görülen ani artışlar tekrarlanmadı. Ücret piyasası normalleşti ve blok ödüllerine yapısal bir ek gelir sağlayan ortam ortadan kalktı.

Hashprice, yani bir petahash işlem gücünden beklenen günlük gelir, temmuz sonunda PH/s başına yaklaşık 32 dolar seviyesindeydi. Bu rakam, birçok operasyon için başa baş noktasının altında. CoinShares’in Mart 2026 tahminine göre, küresel madenci filosunun %15-20’si zararına çalışıyordu. Özellikle Antminer S19 gibi eski nesil makineler, elektrik maliyeti kilovat saat başına yaklaşık beş sentin üzerinde olan operatörler için pozitif nakit akışı üretemiyor.

Sonuç olarak, filoda bir sadeleşme yaşanıyor. Daha yeni donanımlara sahip olanlar (özellikle Antminer S21 ve benzeri modeller) mevcut fiyatlarla kârlı şekilde çalışmaya devam ediyor. Eski donanım ve yüksek enerji maliyetine sahip madenciler ise faaliyetlerini durduruyor, Bitcoin rezervlerini satıyor veya tesislerini farklı amaçlara dönüştürüyor. 2025 sonundaki bir zettahash/saniye seviyesinden temmuz sonunda yaklaşık 868 EH/s’ye gerileyen hashrate, bu ayıklamanın devam ettiğini gösteriyor.

Madencilerden Rekor Bitcoin Satışları

Madencilik şirketlerinden gelen satış baskısı dikkat çekici boyutlara ulaştı. Halka açık madenciler, 2026’nın ilk çeyreğinde 32.000’den fazla BTC sattı. Bu, tek çeyrekte tüm 2025 yılındaki toplam satışlarını aşan bir rekor. Ayrıca, Terra Luna çöküşünün Bitcoin’i 20.000 doların altına çektiği 2022’nin ikinci çeyreğindeki yaklaşık 20.000 BTC’lik satışın da üzerinde.

Şirketlerin açıklamaları baskının boyutunu net şekilde ortaya koyuyor. Riot Platforms, ilk çeyrekte ortalama 76.626 dolardan 3.778 BTC satarak yaklaşık 289,5 milyon dolar gelir elde etti; aynı dönemde yalnızca 1.473 BTC üretti. Core Scientific, yalnızca ocak ayında yaklaşık 1.900 BTC’yi 175 milyon dolar karşılığında tasfiye etti. Cango ise mart ayında 2.000 BTC’yi yaklaşık 143 milyon dolara satarak Bitcoin teminatlı kredilerini kapattı.

İlk çeyrekte bir haftada MARA, Genius Group ve Nakamoto Holdings toplamda 15.000’den fazla BTC sattıklarını açıkladı. Bunlar, elektrik faturalarını karşılamak için yapılan rutin satışlar değil; şirketlerin daha önce rezervlerinde tuttuğu varlıkların eritilmesiydi.

Madenci rezervlerinin toplamı, yani madencilik şirketlerinin elindeki Bitcoin miktarı, 2023’ten bu yana azalıyor. Yıl sonunda 1,86 milyon BTC’nin üzerindeyken, 2026 ortasında yaklaşık 1,8 milyon BTC’ye geriledi. Bu sürekli azalma, satışların fırsat odaklı değil, bilançolarda yapısal bir değişimin göstergesi olduğunu ortaya koyuyor.

Satışlar aynı zamanda, madencilerin 2024 ve 2025 başındaki büyüme döneminde biriktirdiği borç yükünü de yansıtıyor. Şirketler, filolarını yenilemek ve tesis inşa etmek için Bitcoin varlıklarını ve gelecekteki üretimlerini teminat göstererek borçlandı. Bitcoin fiyatı ve gelirler düşünce, bu krediler ya olumsuz koşullarda yeniden finanse edildi ya da Bitcoin teminatı tasfiye edildi. Cango’nun mart ayındaki 2.000 BTC satışı, Bitcoin teminatlı kredileri kapatmak için kullanıldı; bu örnek sektör genelinde tekrarlandı.

İronik olarak, madencilerin satışları, madenciliği daha az kârlı hale getiren fiyat baskısını da artırıyor. Madenciler bir çeyrekte on binlerce Bitcoin’i piyasaya sürdüğünde, talebin zayıf olduğu bir ortamda arzı artırıyorlar. Bu durum, kendini besleyen bir döngüye dönüşüyor: Düşen fiyatlar daha fazla satışa yol açıyor, bu da fiyatları daha da aşağı çekiyor, makinelerin kapanmasına ve sabit giderleri karşılamak için rezervlerin satılmasına neden oluyor.

Yapay Zeka Dönüşümü

Madencilik sektöründeki en önemli gelişme, doğrudan Bitcoin ile ilgili değil; yapay zeka ile ilgili. Madencilik şirketleri, şebeke erişimi, soğutma kapasitesi ve uygun enerji sözleşmeleriyle büyük ölçekli enerji altyapısı işletiyor. Bu özellikler, yapay zeka veri merkezi operatörlerinin de tam olarak ihtiyaç duyduğu unsurlar. Bu farkındalık, halka açık madencilik şirketlerinin yatırım tezini değiştirdi ve onları yalnızca Bitcoin odaklı şirketlerden enerji altyapısı şirketlerine dönüştürdü.

Hut 8, bu dönüşümün en çarpıcı örneğini sunuyor. Şirket, Teksas’taki Beacon Point kampüsünde 352 megavatlık ikinci bir 15 yıllık kiralama anlaşması imzaladı. Bu sözleşme, kampüsün toplam sözleşme değerini 19,6 milyar dolara, Hut 8’in toplam yapay zeka portföyünü ise 26,6 milyar dolara çıkardı. İkinci fazın ilk teslimatı 2028’in ikinci çeyreğinde planlanıyor. Hut 8 hisseleri, son 12 ayda dört katından fazla artarken, duyurunun ardından %11 yükseldi.

Core Scientific ise 28 Temmuz’da AMD ile yaptığı ve yaklaşık 530 MW’ı kapsayan 15 yıllık anlaşmalarla desteklenen bir ortaklık açıkladı. Şirket, toplam kiralanan müşteri kapasitesinin yaklaşık 1,1 GW’a ulaştığını ve bunun 24 milyar doların üzerinde potansiyel sözleşmeli geliri temsil ettiğini belirtti.

TeraWulf’un dönüşümü ise şimdiden gelir üretmeye başladı. Şirket, 2026’nın ilk çeyreğinde yapay zeka ve yüksek performanslı bilgi işlem barındırma gelirinin 21 milyon dolara ulaştığını, Bitcoin madenciliğinden elde edilen gelirin ise 13 milyon doların altında kaldığını açıkladı. HIVE Digital, Toronto yakınlarında 100.000’den fazla GPU barındıracak 2,55 milyar dolarlık bir yapay zeka süper fabrikası projesi duyurdu.

Bu yapay zeka taahhütlerinin ölçeği, yerini aldıkları Bitcoin madenciliği operasyonlarını gölgede bırakıyor. Hut 8’in 15 yılda 26,6 milyar dolarlık sözleşmeli yapay zeka geliri, mevcut fiyat ve zorluk seviyelerinde aynı dönemde Bitcoin madenciliğinden elde edilebilecek gelirin çok üzerinde.

Dönüşüm yalnızca Kuzey Amerika ile sınırlı değil. İskandinavya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki madencilik operatörleri de benzer dönüşümleri değerlendiriyor. Gerekçe aynı: Yapay zeka iş yükleri, Bitcoin madenciliğine kıyasla megavat saat başına daha fazla gelir sağlıyor ve Bitcoin madenciliğinin sunamadığı sözleşmeli gelir garantisi sunuyor. Bir hiper ölçekli müşteriyle yapılan 15 yıllık kira anlaşması, Bitcoin madenciliğinde yaşanan fiyat volatilitesi, halving riski ve zorluk belirsizliğini ortadan kaldırıyor.

Ancak altyapı gereksinimleri farklı. Yapay zeka veri merkezleri, daha yüksek güç yoğunluğu, daha iyi soğutma, daha güvenilir çalışma süresi ve kurumsal düzeyde ağ altyapısı gerektiriyor. Çoğu madencilik tesisi bu standartlara uygun değil. Madencilikten yapay zeka barındırmaya geçiş, ciddi sermaye yatırımı gerektiriyor. Bu nedenle madenciler Bitcoin rezervlerini satıyor ve sermaye artırıyor. Geçişin maliyeti yüksek ve mühendislik ile sermaye gereksinimlerini hafife alan şirketler, düşen madencilik gelirleri ile henüz gelir üretmeyen yapay zeka barındırma işi arasında sıkışabilir.

Madencilik Hisseleri Neden Bitcoin’den Ayrıştı?

Yapay zeka dönüşümü, madencilik hisseleri ile Bitcoin fiyatı arasındaki tarihsel ilişkiyi bozdu. Sektör analistlerinin aktardığı araştırmalara göre, 2026’nın ilk aylarında Bitcoin madenciliği hisselerinden oluşan bir sepet %56 yükselirken, Bitcoin %17 değer kaybetti. Bu ayrışma, geçmişte düşünülemezdi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: crypto.news