Core Scientific, halka açık bir Bitcoin madencilik şirketi olarak, stratejik bir değişim kapsamında 2026 yılında elindeki neredeyse tüm Bitcoin varlıklarını satmayı planlıyor. Şirketin rezervi, son bir yılda on kattan fazla artarak 2.537 BTC’ye ulaştı. Bu adım, sektördeki ekonomik baskıların etkisiyle yalnızca Core Scientific’e özgü değil; genel bir eğilimi yansıtıyor.
Nisan 2024’te gerçekleşen halving, blok ödüllerini yarıya indirirken operasyonel maliyetler yüksek kalmaya devam etti. Bu durum, halka açık madencilerin ürettikleri her bir Bitcoin başına yaklaşık 19.000 dolar zarar etmelerine yol açtı. Sürdürülemez bir ekonomik tabloyla karşı karşıya kalan madenciler, dolar bazında istikrarlı gelir arayışına yöneldi. Alternatif olarak, sektör genelinde imzalanan 70 milyar doları aşan yapay zeka (AI) ve yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) sözleşmeleri, yeni bir finansal yol haritası sunuyor.
Bazı madenciler, 2026 sonuna kadar gelirlerinin %70’ini AI faaliyetlerinden elde etmeyi hedefliyor. Bu dönüşüm, yüksek borçlanma ve büyük ölçekli BTC satışlarıyla finanse ediliyor. 2024 halving sonrası, madenciler artık enerji kapasitelerini en verimli şekilde kullanıp kullanmadıklarını sorgulamak zorunda kaldı.
Finansal Gerçeklik: Yaygın Zararlar ve Nakit Tüketimi
AI alanına yönelim, madencilik faaliyetlerinde ciddi nakit tüketimiyle finanse ediliyor. Halka açık madenciler, çeyrek bazında ağır zararlar açıkladı. Hut 8, 253,1 milyon dolar; Core Scientific ise 2026’nın ilk çeyreğinde 347,2 milyon dolar zarar bildirdi. Bu sonuçlar, sektörün temel ekonomik yapısının geçen yıla kıyasla ciddi şekilde bozulduğunu gösteriyor.
Temel neden, yüksek maliyet yapısı. Halka açık madencilerde bir Bitcoin üretmenin ağırlıklı ortalama nakit maliyeti, 2025’in son çeyreğinde yaklaşık 79.995 dolara ulaştı. Bitcoin fiyatı 70.000 doların altında seyrederken, madenciler her bir BTC başına yaklaşık 19.000 dolar yapısal zarar ediyor. Bu sürdürülemez tablo, BTC’nin uzun vadeli rezerv değil, likit bir hazine varlığı olarak değerlendirilmesine yol açıyor.
Bu yaklaşım, artık şirket politikalarına da yansımış durumda. MARA Holdings, yıllık raporunda Bitcoin varlıklarının satışına izin vereceğini açıkladı. Böylece, yalnızca yeni üretilen BTC’lerin satılmasına izin veren 2025 politikasından vazgeçilmiş oldu. Bu değişim, geleneksel “asla satma” yaklaşımından net bir kopuş anlamına geliyor ve şirketlere milyar dolarlık AI dönüşümünü finanse etme esnekliği sağlıyor.
Piyasa Etkisi ve Katalizörler
Bu dönüşüm, piyasa değerlemelerini şimdiden yeniden şekillendiriyor. 2026’da Bitcoin madencilik hisseleri, BTC’nin yaklaşık %-12 değer kaybettiği ortamda, ilk on madencinin çoğu yıl başından bu yana %25 ila %73 arasında artış kaydetti. Bu artık bir madencilik hikayesi değil; AI altyapısının yeniden değerlenmesi olarak öne çıkıyor. Terawulf, 12,8 milyar doları aşan sözleşmeli HPC geliriyle gruba liderlik ediyor ve şirketi fiilen bir veri merkezi operatörüne dönüştürüyor.
Ancak ağ için kritik riskler de artıyor. Madenciler, AI yatırımlarını finanse etmek için BTC satarken, hashrate Ekim 2025 zirvesinden bu yana yaklaşık %21 geriledi. Bu düşüş, üst üste üç negatif zorluk ayarlamasını tetikledi ve ağ güvenliği ile madenci katılımında zayıflamaya işaret ediyor. Sektörün geleceği, iki temel katalizöre bağlı: Bitcoin fiyatı yeniden 100.000 dolar seviyesine yükselip madenciliği kârlı hale getirecek mi, yoksa AI dönüşümü yeni ve istikrarlı bir gelir kaynağı yaratarak madenciliği ikincil bir faaliyet haline mi getirecek?
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ainvest.com