Herkese selamlar.
Sıfırdan finansal bağımsızlığa ulaşarak hayatlarının kontrolünü ellerine almış yatırımcıların hikayelerine devam ediyoruz.
Bugünkü yazıya herhangi bir üniversite eğitimi almadan tamamen kendi kendine yatırımı öğrenmiş ve vefat ettiğinde tam 8 milyon dolar değerinde hisse senedi varlığı bulunan Ronald Read’in hikayesini anlatacağım.
Vermont’un Brattleboro kasabasındaki komşuları, tanıdıkları ve hatta öz ailesi bile, eski bir oduncu gömleği giyen, odun kıran ve yerleri süpüren bu mütevazı adamın aslında 8 milyon dolarlık bir servetin sahibi olduğunu öğrendiklerinde büyük bir şok yaşadılar.
Öyleyse bu ilginç adamın hikayesine daha yakından bakalım.
Dummerston’da kırsal yaşam
Ronald Read, 23 Ekim 1921 tarihinde, ABD’nin kuzeydoğusundaki Vermont eyaletine bağlı, haritalarda zorlukla seçilen Dummerston kasabasında dünyaya geldi.
Doğduğu dönem, Amerika’nın Kükreyen Yirmiler (Roaring Twenties) olarak adlandırılan ekonomik refah döneminin başlangıcı olsa da kırsal Vermont bu şatafattan uzaktı.
Read ailesi, lüksün değil hayatta kalmanın öncelik olduğu bir çevrede yaşıyordu. Ronald’ın çocukluğu, 1929 yılında Wall Street borsasının çökmesiyle başlayan ve tüm dünyayı on yıl boyunca etkisi altına alan Büyük Buhran ile çakıştı.
Yokluğun, kıtlığın ve belirsizliğin hakim olduğu bu yıllarda büyüyen çocuklar paranın, gıdanın ve eşyanın değerini acı tecrübelerle öğrendiler.
Bir parça ipin, bir çivinin veya yarım kalmış bir sabunun bile atılmadığı, her şeyin sonuna kadar kullanıldığı bir evde büyümek, Read’in ilerideki efsanevi tutumluluğunun temellerini attı. O dönemde edinilen israf etmeme alışkanlığı, bir tercih değil, bir zorunluluktu. Ancak Read için bu ömür boyu sürecek bir yaşam felsefesine dönüştü.
Eğitim hayatı ve savaşa gidiş
Ailesinde liseden mezun olan ilk kişi olma hedefini koyan genç Ronald, Brattleboro Union Lisesi’ne devam edebilmek için her gün Dummerston’daki evinden okula kadar olan yaklaşık 6,4 kilometre yolu yürümek zorundaydı.
Vermont’un sert kışlarında dondurucu soğukta ve kar altında bu mesafeyi kat etmek oldukça zordu. Lise mezuniyeti, o dönem ve o bölgedeki Read ailesi için önemli bir başarıydı.
Lise mezuniyetinin hemen ardından dünya tarihinin en büyük çatışması olan İkinci Dünya Savaşı’nın yankıları Amerika’ya ulaştı. Milyonlarca yaşıtı gibi Ronald Read de ülkesinin çağrısına uyarak orduya katıldı.
Read’in askerlik hizmeti onu Kuzey Afrika’nın çöllerinden İtalya’nın engebeli arazilerine ve Pasifik Okyanusuna kadar götürdü.
Savaş, insanın önceliklerini değişmesini sağlayan travmatik ve dönüştürücü bir deneyim. Cephede hayatta kalma mücadelesi veren, arkadaşlarını kaybeden ve yıkıma tanık olan biri için sivil hayattaki maddi hırslar ve statü endişeleri anlamsızlaşır.
Read’in savaş tecrübesi de onun hayata bakışını sadeleştirdi. Sağlıklı olmak, güvende olmak ve huzurlu bir zihne sahip olmak herhangi bir lüks tüketimden daha değerli hale geldi.
ABD’ye dönüş ve Haviland Servis İstasyonu
Savaştan dönen Read, sivil hayata adapte olurken abisi Fred ile birlikte çalışacağı bir iş buldu: Haviland Servis İstasyonu. Burası sadece bir benzinlik değil, aynı zamanda bir tamirhaneydi.
Read, burada tam 25 yıl boyunca benzin istasyonu görevlisi ve tamirci olarak çalıştı.
Haviland’s Service Station – Günümüzde hâlâ oto tamirhanesi olarak faaliyet gösteriyor
O dönemde benzin istasyonu çalışanları bugünkünden farklıydı. Tam hizmet anlayışı hakimdi. Görevli araca koşar, benzini doldurur, yağı kontrol eder, camları siler ve bazen motorla ilgili ufak sorunları çözerdi. Bu iş sürekli fiziksel aktivite, müşteriyle birebir iletişim ve uzun çalışma saatleri gerektiriyordu.
Ronald 1960 yılında benzin istasyonunda tanıştığı müşteri Barbara March ile evlendi. Barbara’nın önceki evliliğinden Philip ve Bonnie adında iki çocuğu vardı. Read, bu çocukları kendi evlatları gibi benimsedi ve onların üniversite eğitimlerini finanse ederek cömertliğini daha o yıllarda gösterdi.
Aile Read’in 12.000 dolar karşılığında satın aldığı mütevazı bir evde yaşıyordu. Bu ev, lüksten uzak, ihtiyaca yönelik ve işlevseldi.
1970 yılında eşi Barbara’nın kanser nedeniyle vefat etmesi, Read için büyük bir yıkım oldu. Eşini kaybettikten sonra bir daha evlenmedi ve kendini daha da fazla çalışmaya ve okumaya adadı.
1979 yılında yaklaşık 25 yıllık bir çalışmanın ardından Read emekli olmaya karar verdi. Ancak, hayatı boyunca çalışmaya alışmış bir bünye için boş durmak mümkün değildi. Emekliliği sadece bir yıl sürdü. Üretken olma arzusu ve meşguliyet ihtiyacı onu 1980 yılında yeniden iş hayatına dönmeye zorladı.
J.C. Penney’de reyon görevlisi
Read, 1980 yılında Brattleboro’daki J.C. Penney mağazasında yarı zamanlı hademe ve bakım görevlisi olarak işe başladı. Bu görevde tam 17 yıl boyunca, 1997’ye kadar çalıştı. Görevi, mağazanın zeminlerini temizlemek, rafları düzenlemek, kapıları onarmak ve genel bakım işlerini yürütmekti.
J.C. Penney’deki çalışma arkadaşları ve müşteriler için o sadece nazik, işini yapan, biraz garip ve aşırı tutumlu bir yaşlı adamdı. Ancak Read, bu dönemde kazandığı mütevazı maaşın büyük bir kısmını biriktiriyor ve yatırıma yönlendiriyordu.
Komşuları onun para kazanamadığını düşünürken, o aslında paranın nasıl çalıştığını herkesten iyi biliyordu.
Kendi kendini yetiştiren yatırımcı
Read’in yatırım başarısının arkasındaki en büyük kaynak, Brattleboro’daki halk kütüphanesiydi.
Düzenli olarak kütüphaneyi ziyaret eder, kütüphanecilerin ifadesiyle bir yığın kitabı iade edip yeni bir yığın kitapla ayrılırdı. Okuduğu kitaplar sadece eğlence amaçlı değildi. Borsa tarihi, şirket analizleri, ekonomi teorileri ve yatırım stratejileri üzerine derinlemesine okumalar yapıyordu. Kütüphane, onun için bir nevi Harvard İşletme Okulu’nun yerini tutuyordu.
Her gün düzenli olarak Amerikan finans dünyasının en prestijli gazetelerinden The Wall Street Journal’ı okurdu. Ayrıca haftalık finans dergisi Barron’s da takibindeydi.
Bu yayınlar, ona piyasa trendleri, şirketlerin mali durumları ve küresel ekonomi hakkında güncel bilgi sağlıyordu.
Read’in yatırım tarzı
Ronald’ın yatırım stratejisi hiç karmaşık değildi. O sadece tanıdığı, anladığı ve güvendiği şirketlere yatırım yapardı. Bunlar, finans literatüründe mavi çip olarak adlandırılan ve uzun geçmişe sahip, istikrarlı geliri olan, piyasa lideri dev şirketlerdi.
Vefat ettiğinde portföyünde en az 95 farklı hisse senedi bulunuyordu. Bu çeşitlilik, riskini minimize etmesini sağladı.
En yüksek ağırlığa sahip olduğu hisse senetleri şu şekildeydi:
- Procter & Gamble (PG): Tüketim malları devi. İnsanlar krizde de olsa şampuan, deterjan ve diş macunu almaya devam eder.
- Johnson & Johnson (JNJ): Sağlık ve ilaç sektörü lideri.
- J.M. Smucker (SJM): Gıda üreticisi.
- CVS Health (CVS): Eczane zinciri.
- Wells Fargo (WFC), Bank of America (BAC), JPMorgan Chase (JPM): Amerikan bankacılık sisteminin omurgası.
- Colgate-Palmolive (CL): Kişisel bakım ürünleri.
- American Express (AXP): Finansal hizmetler.
Read’in servetine en büyük katkılardan birisi de temettü idi. Sahip olduğu şirketler, kârlarının bir kısmını düzenli olarak hissedarlarına dağıtıyordu.
Read, bu paraları çekip harcamak yerine, onlarla yeniden hisse senedi aldı.
O hiçbir zaman piyasayı zamanlamaya çalışmadı. Borsa düştüğünde panikleyip satmadı, yükseldiğinde aşırı heyecanlanmadı. Hisselerini on yıllar boyunca elinde tuttu.
Hisse sertifikaları o kadar eskiydi ki, 2014’te kasası açıldığında kağıtlar sararmıştı. Bu “al ve tut” stratejisi, işlem maliyetlerini ve vergileri minimize ederken büyümenin kesintisiz devam etmesini sağladı.
Read’in stratejisi bugün de uygulanabilir mi?
Read’in hikayesi akıllı yatırımın ve sade yaşamın değerini çok güzel bir şekilde vurgulasa da daha muhafazakar değerlemelerin ve az sayıda yatırım aracının bulunduğu daha basit bir dönemi yansıtıyor.
Bugün Read’in stratejisini taklit etmek isteyen yatırımcılar işlerin göründüğü kadar kolay değil.
Temettü ödeyen hisseler genel olarak azaldı. Şirketler artık temettü yerine sermaye harcamalarını ve hisse geri alımlarını tercih ediyor.
CFA Enstitüsü verilerine göre, bir zamanlar nadir olan hisse geri alımları yeni yüzyılın baskın ödeme yöntemi haline geldi. 1913 ile 2013 arasında S&P 500 getirilerinin ortalama %40’ını temettüler oluştururken, bu oran artık sadece %16 seviyesinde.
Hisse geri alımları şirketlere vergi avantajı sağlıyor. Bir şirket düzenli temettü verdiğinde, bu orandaki bir düşüş finansal sıkıntı sinyali olarak algılanıyor. Diğer yandan şirketler geri alım programlarını ne zaman ve hangi koşullarda başlatacaklarına kendileri karar verebiliyor.
Temettülerin azalması sektör değişiminden de kaynaklanıyor. Read’in zamanında sanayi hisseleri en değerli varlıklarken bugün yüksek sermaye harcaması yapan teknoloji firmaları S&P 500 endeksine yön veriyor.
Piyasalar Read’in döneminden bu yana çok gelişti. Bir zamanlar hisse senetleri, emtialar ve sabit getirili araçlardan oluşan ortam yerini yeni varlık sınıflarına bıraktı.
Özel sermaye, özel borç, kripto paralar gibi dijital varlıklar, türev ürünler, sentetik yatırım araçları ve en önemlisi ETF’ler yatırım yelpazesini genişletti.
Read gibi pasif yatırımcılar için bile bugün temettü hisselerinden daha yüksek getiri veya çeşitlilik sunan seçenekler mevcut. Günümüzde yatırımcılar ETF’ler aracılığıyla farklı sektörlere, coğrafi bölgelere ve varlık sınıflarına anında yayılan yüzlerce yatırıma erişebiliyor.
Yine de sabrın değeri ve bileşik getirinin gücü hâlâ geçerli.
Piyasalar geçmişe göre daha karmaşık olsa da her yatırımcının işe uzman olarak başlaması gerekmiyor. İnternet erişimi sayesinde yatırımcılar, Read’in yerel kütüphanesinden çok daha üstün bir bilgi hazinesine sahipler.
Meşhur bir atasözünde dendiği gibi: Ağaç dikmek için en iyi zaman 20 yıl öncesiydi, ikinci en iyi zaman ise bugün.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Bay Tutumlu
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı
Bu yazı hazırlanırken kullanılan kaynaklar: Personel Finance Club, CNBC, SYZ, Lab FP, Compound Interest, Blue Tree Savings