ABD Borsası Notları

Bakır yeni gümüş mü? Bakır hisselerine ve fonlarına nasıl yatırım yapılır?

Bakır yeni gümüş mü? Bakır hisselerine ve fonlarına nasıl yatırım yapılır?
Google News Icon Takip Et

2026 yılı, bakırın sadece geleneksel bir sanayi emtiası olmaktan çıkıp, küresel teknoloji, enerji güvenliği ve yapay zeka devriminin en stratejik varlıklarından birine dönüştüğü bir yıl olma potansiyeli taşıyor. Geçmişte ekonomik sağlığın bir ölçüsü olarak görülen bu metal, artık enerji ağlarının modernizasyonu, savunma sanayii ve veri merkezlerinin inşası için vazgeçilmez bir yapı taşı haline geldi. 2025 yılının sonlarında görülen rekor fiyat hareketleri, 2026’ya girerken piyasadaki psikolojik dönüşümü ve yatırımcıların bakıra olan inancını doğruluyor. 

Bu analiz, bakırın 2026’da neden öne çıkabileceğini, arz-talep dengesindeki yapısal değişimleri ve piyasadaki karşıt görüşleri analiz ederek kapsamlı bir bakış sunmaktadır.

Yapısal arz kısıtları ve madencilik sektöründeki darboğazlar

Bakırın 2026’da öne çıkabilecek olmasının en temel nedenlerinden biri, küresel arz sisteminin karşı karşıya olduğu kısıtlardır. Maden üretimindeki aksamalar artık geçici olaylar değil, sektörün yapısal bir gerçeği haline geliyor. Özellikle dünyanın en büyük ikinci bakır madeni olan Endonezya’daki Grasberg’de yaşanan çamur kayması gibi felaketler, üretimin önemli bir kısmının 2026’nın ikinci çeyreğine kadar kapalı kalmasına neden oldu. Benzer şekilde, Şili’deki Mantoverde madenindeki grevler ve Ekvador’daki Mirador madenindeki gecikmeler, piyasanın ihtiyaç duyduğu ek arzın devreye girmesini engellemektedir.

Arz tarafındaki kriz sadece fiziksel aksamalarla da sınırlı kalmıyor. Cevher kalitesindeki düşüş, üretimi temelden etkiliyor. Son yirmi yılda ortalama cevher kalitesi %1,2-2,0 aralığından %0,6-0,7 seviyelerine gerileyerek yaklaşık %70’lik bir verimlilik kaybına yol açtı. Bu durum, aynı miktarda bakır üretmek için çok daha fazla enerji ve maliyet gerektiği anlamına geliyor. 

Yeni maden projelerinin geliştirme sürelerinin 10-12 yıla uzaması ve sermaye yoğunluğunun ton başına 20.000 dolara yaklaşması, 2026 yılında beklenen talep artışına karşılık verecek yeni nesil madenlerin ancak çok daha yüksek fiyatlarda kârlı olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, izabe tesislerinin işlem ücretlerinin tarihte ilk kez sıfıra inmesi, sistem üzerindeki stresi ve rafine metal arzındaki potansiyel daralmayı simgeliyor.

Veri merkezlerinin soğutması ve güç dağılımı için 2025’in 4 katının üzerinde bakıra ihtiyaç var

Geleneksel olarak inşaat ve sanayi sektörlerine bağımlı olan bakır, 2026 yılında yapay zeka ve küresel enerji dönüşümü gibi iki büyük yeni trend için de çok ihtiyaç duyulan bir konuma geliyor. Yapay zeka altyapısının kalbi diyebileceğimiz veri merkezleri, geleneksel tüketimin içinde hala küçük bir paya sahip olsa da, yüksek büyüme potansiyeliyle piyasada yerini gün geçtikçe belli etmektedir. Veri merkezlerinin soğutma ve güç dağıtım sistemleri için gereken bakır miktarının 2025’teki 110.000 tonu 2026’da 4 katının da üzerinde, yaklaşık 475.000 ton seviyelerine ulaşması beklenmektedir. Bu yeni alıcı grubu, bakırı sadece bir hammadde değil, teknolojik üstünlük yarışında stratejik bir girdi olarak görüyor.

Buna ek olarak, enerji şebekelerinin modernizasyonu ve yeşil enerjiye geçiş, bakır talebinin %60’ından fazlasını oluşturmaya devam edebilir. Elektrikli araçlar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri ve özellikle savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu güvenli enerji ağları, bakıra olan bağımlılığı arttırabilir. 

Çin’in teknoloji yarışında geri kalmamak adına yapay zeka ve altyapı yatırımlarını sürdürmesi, küresel talebin yaklaşık yarısını tek başına oluşturmaya etmeye devam etmesini sağlayacaktır. J.P. Morgan, bu dinamiklerin etkisiyle 2026’da yaklaşık 330.000 tonluk bir rafine bakır açığı öngörüyor ve bu durum piyasanın daha da sıkışacağına işaret ediyor.

Benzer bir şekilde Macrovisor 2026 raporunda da hem yakın vade de, hem de uzun vade de toplam bakır arzının talebi karşılamakta yetersiz kalacağı öngörülüyor.

Bakır yeni gümüş mü? Bakır hisselerine ve fonlarına nasıl yatırım yapılır?

Makroekonomik destekleyiciler 

2026 bakır görünümünü destekleyen bir diğer önemli unsur, makroekonomik ortamın ve ticaret politikalarının yarattığı volatilitedir. Fed’in faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte zayıflayan ABD doları, metal fiyatları üzerindeki baskıyı hafifleterek bakırın yukarı yönlü ivmesini desteklemektedir. Doların zayıflaması, bakırı diğer para birimlerine sahip alıcılar için ucuzlatırken, aynı zamanda yatırımcılar tarafından bir enflasyon koruması olarak da görülebilir.

Ticaret politikaları cephesinde ise, ABD’nin rafine bakır ithalatına getirmeyi planladığı gümrük vergileri, 2026 yılında piyasa akışlarını temelden etkileyebilir. 2026 yılı içerisinde netleşmesi beklenen bu vergiler öncesinde, ithalatçıların stoklarını doldurmak için yaptıkları erken alım hareketleri, özellikle yılın ilk yarısında yapay bir talep sıçraması ve fiyat oynaklığı yaratabilir. Bu durum, ABD stoklarının rekor seviyelere çıkmasına neden olurken, dünyanın geri kalanında arzın incelmesine ve bölgesel fiyat primlerinin artmasına yol açabilir. Özellikle Çin’den gelecek ani bir talep artışı, ABD dışındaki stokların yetersizliği nedeniyle fiyatların yükselmesine sebep olabilir.

Bakır, 2026’da yeni gümüş olabilir mi?

2025’te özellikle gümüşte görülen yükselişin ardından yatırımcılar 2026’da da gümüşe benzer bir performans arayışı içinde bulunuyor. Bu bağlamda acaba bakır yeni gümüş olabilir mi sorusu yatırımcıların aklında. Her ne kadar bu iki kıymetli maden arasında önemli benzerlikler bulunsa da birçok konuda farklılıklara da mevcut.

Gümüş ve bakır arasındaki ilk ayrışma noktası olarak kullanım alanlarını görüyoruz. Bakır küresel altyapı, enerji hatları ve elektrikli araç üretiminin temel girdilerinden biriyken gümüş mikroçip, 5G teknolojisi ve güneş panelleri gibi alanlarda kullanılır. Bakır büyük ölçekli sanayi projelerinde tonlarca tüketilirken gümüş teknolojik ürünlerin kritik noktalarında verimlilik sağlıyor. Gümüşün özellikle mikroçiplerde kullanılıyor olması da 2025 yılındaki büyük yükselişin temel nedenleri arasında gösteriliyor. Diğer tarafta ise gümrük tarifelerinin gündeme gelmesiyle sanayicilerin stoklarını artırma yoluna gitmesi, 2025’teki bakır yükselişinde belirleyici bir rol oynamıştır.

İki metalin ekonomik rolleri de yine farklılık gösteriyor. Gümüş tarihsel parasal geçmişi sayesinde enflasyonist dönemlerde değer saklama aracı olarak yatırımcı ilgisi görüyor. Bakır ise tamamen endüstriyel bir emtia olup ekonomik büyümenin göstergesi kabul ediliyor. Merkez bankaları lojistik zorluklar ve düşük birim değer nedeniyle rezervlerinde bakır tutmazken başta Rusya ve Suudi Arabistan olmak üzere merkez bankaları, gümüşü finansal bir varlık olarak talep etmeye devam ediyor.

Tarihsel fiyat artışları incelendiğinde gümüş genellikle parasal genişleme dönemlerinde ve doların değer kaybettiği süreçlerde yükseliş gösteriyor. Buna karşılık bakır fiyatları küresel sanayi üretiminin arttığı büyüme dönemlerinde veya maden arzındaki kesintilerde değer kazanıyor. 

Elde ediliş konusunu incelediğimiz zaman gümüş, genellikle bakır madenciliğinin bir yan ürünü olarak elde edilmekte ve her iki metal de endüstriyel döngülere son derece duyarlı bir profil sergilemektedir. 

Bakır yeni gümüş mü? Bakır hisselerine ve fonlarına nasıl yatırım yapılır?

Öte yandan, bakır ve gümüşün ilişkisini oranlar ve korelasyonlar üzerinden incelemekte de fayda var. Bakır/gümüş rasyosunu incelediğimizde, bakır şuan tarihinin en yüksek seviyelerinde olmasına rağmen rasyonun son 10 yılın en düşük seviyesinde olduğunu görüyoruz. 2016 ve 2025’in ortası arasında 0,12 ve 0,20 arasında hareket eden rasyo şuan 0,08 seviyesinde bulunuyor. Diğer taraftan, bakır ve gümüş arasındaki korelasyonun son 2019-2024 arasında 0,878 civarı gibi oldukça yüksek bir seviyeyede oluşu da birbirlerinin hareketlerini takip etmelerini sağlayabilir.

Bakır fiyatları düşebilir mi?

Bakır piyasasında hakim olan boğa görünümüne rağmen, bazı kurumlar ve piyasa dinamikleri 2026 için daha temkinli bir tablo çiziyor. Örneğin Goldman Sachs, 2026 yılında bakır fiyatlarının rekor seviyelerden bir miktar gerilemesini ve 10.000-11.000 dolar bandında kalmasını bekliyor. Bu görüşün temelinde, küresel piyasada yaklaşık 160.000 tonluk küçük bir arz fazlası kalacağı ve Çin’in rafine bakır talebindeki yavaşlamanın fiyatları dizginleyeceği beklentisi yatıyor. Ayrıca, ABD’de biriken yüksek stokların, yapay zeka veya inşaat sektöründen gelecek talep artışlarını karşılamak için yeterli olabileceği savunuluyor.

Bir diğer önemli risk faktörü ise ikame eğilimi. Son yıllarda ortalama 3,8:1 olan bakır fiyatlarının alüminyum fiyatlarına oranının 2026’da 4,5:1 gibi rekor bir seviyeye ulaşması bekleniyor. Bu aşırı fiyat farkı, sanayi ve tüketici sektörlerinde bakır yerine daha ucuz olan alüminyumun tercih edilmesine yol açabilir. Ancak uzmanlar, ikamenin uzun vadeli yapısal bir süreç olduğunu ve 2026’daki akut arz kıtlığını hemen telafi edemeyeceğini belirtiyor. Küresel bir ekonomik yavaşlama veya Çin emlak sektöründeki devam eden stres de talebi aşağı çekebilecek unsurlar arasında yer alıyor.

2026 için bakır hedef fiyatları

Toparlamak gerekirse, 2026 yılı bakır için yüksek volatilite ve yüksek getiri yılı olmaya adaydır. Piyasadaki yapısal açıklar ve teknoloji kaynaklı talep artışı, fiyatların geri çekilmelerini sınırlı kılabilir. 

J.P. Morgan, 2026’nın ikinci çeyreğinde fiyatların 12.500 dolara ulaşmasını ve yıl genelinde 12.075 dolar ortalamasında seyretmesini beklerken, Citigroup daha yüksek bir tahminle 13.000 dolar seviyelerini işaret etmektedir. Uzun vadeli projeksiyonlar ise, arzın talebi yakalayamaması durumunda 2035 yılına kadar 15.000 dolarlık bir hedefin gerçekçi olduğunu gösteriyor.

Bakır, 2026 yılında artık sadece bir sanayi dişlisi değil, dijital ve yeşil dönüşümün anahtarı konumunda yer alıyor. Yatırımcılar için bakır, hem bir büyüme hikayesi hem de jeopolitik ve makroekonomik belirsizliklere karşı stratejik bir sığınak işlevi görebilir.

İşte, ABD ve Türkiye borsalarında işlem gören bazı önemli bakır şirketleri

Freeport-McMoRan (FCX) 

Dünyanın halka açık en büyük bakır üreticilerinden biridir. Endonezya’daki Grasberg ve Amerika kıtasındaki geniş maden varlıklarıyla küresel bakır arzında hacimsel olarak belirleyici bir konuma sahiptir.

Southern Copper (SCCO) 

Sektördeki en yüksek bakır rezervlerine sahip şirketlerden biridir. Peru ve Meksika’daki madenlerinde sahip olduğu düşük maliyetli üretim yapısı, şirketin emtia döngülerine karşı dayanıklılığını destekleyebilir.

BHP Group (BHP) 

Dünyanın en büyük madencilik şirketlerinden biri olarak portföyünde demir cevherinin yanı sıra küresel bakır üretiminin önemli bir kısmını karşılayan Escondida madenini barındırıyor. Şirketin büyüme stratejileri arasında geleceğe dönük emtialar olan bakır ve nikel yerini alıyor.

Rio Tinto (RIO) 

Çeşitlendirilmiş maden portföyünü enerji dönüşümü metallerine kaydıran Rio Tinto, Moğolistan’daki Oyu Tolgoi projesi ile bakır üretim kapasitesini ve pazar payını artırmayı hedefliyor.

Teck Resources (TECK) 

Şirket, kömür varlıklarını elden çıkararak tamamen enerji dönüşüm metallerine odaklanmış bir yapıya geçiş sürecinde yer alıyor. Şili’deki QB2 projesinin faaliyete geçmesi, şirketin bakır üretim büyümesinin ana motorunu oluşturuyor.

Nucor (NUE) 

Kuzey Amerika’nın en büyük çelik ve geri dönüşüm şirketlerinden biridir. Nucor, bakır yoğunluklu yenilenebilir enerji santralleri ve elektrik şebekesi projelerinin inşasında gereken çelik altyapıyı sağlayarak yeşil dönüşümün tamamlayıcı tarafında yer alıyor.

Ero Copper (ERO) 

Brezilya odaklı üretim yapan şirket, yüksek tenörlü cevher yapısı ve devreye aldığı yeni Tucumã projesi ile bakır üretim kapasitesini artırmaya odaklanıyor.

Taseko Mines (TGB) 

Kanada’daki Gibraltar madenini işleten şirket, ABD’deki Florence projesi ile çevresel etkisi düşük yerinde geri kazanım yöntemi kullanarak bakır katot üretmeyi planlamaktadır.

Ivanhoe Electric (IE) 

Tescilli Typhoon teknolojisini kullanarak yerkürenin derinliklerindeki iletken metalleri tespit eder. ABD topraklarında yerli bakır tedarik zincirini güçlendirmeye yönelik arama ve geliştirme projeleri yürütüyor.

Hudbay Minerals (HBM) 

Kanada ve Peru’daki operasyonlarıyla Amerika kıtasına odaklanmış orta ölçekli bir üreticidir. Yakın zamanda yaptığı satın almalarla bakır üretim profilini ve rezerv ömrünü çeşitlendirmiştir.

Sarkuysan Elektrolit Bakır Sanayi (SARKY) 

Elektrolitik bakır ve bakır mamulleri üretiminde Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşlarından biridir. Saf bakırı işleyerek tel, boru ve lama gibi katma değerli ürünlere dönüştürür ve enerji, otomotiv ile kablo sektörlerine doğrudan hammadde tedariki sağlar.

Bakır fonları nelerdir?

Bakır fonları fiziksel depolama ve lojistik maliyetlerine katlanmadan bakır piyasasındaki fiyat hareketlerine ve madencilik sektörünün büyüme potansiyeline yatırım yapma imkanı sunuyor. Bu fonlar genellikle vadeli işlem kontratları veya madencilik şirketi hisselerinden oluşan bir sepeti yönetiyor. Bu doğrultuda akır fonları yatırımcılara sadece emtia fiyat artışından değil madencilik şirketlerinin operasyonel başarılarından da getiri sağlama fırsatı tanıyor. Bu nedenle sanayi üretiminin artacağını ve bakır fiyatlarının yükseleceğini düşünen yatırımcılar için uygun bir yatırım aracı olarak görülüyor.

TEFAS’ta sadece bakıra odaklanan bir fon bulunmasa da, portföyünü emtia sepeti taşıyan fonlar aracılığıyla çeşitlendirebilirsin. Kıymetli maden ve endüstriyel metallere yatırım yapan bu karma fonlar, varlık dağılımlarında bakıra da yer vererek bu alandaki potansiyeli değerlendirme imkanı sunar. 

Kıymetli maden ve emtia alanlarında yatırım yapan fonlar 👇

  • DFD – Deniz Portföy Emtia Serbest Fon
  • GBZ – Azimut Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu
  • GZE – Garanti Portföy Emtia Serbest Fon
  • KIF – Trive Portföy Emtia Serbest Fon
  • KMF – Azimut Portföy Kıymetli Madenler Katılım Fonu
  • KUT – Kuveyt Türk Portföy Kıymetli Madenler Katılım Fonu
  • OTJ – Oyak Portföy Kıymetli Madenler Fon Sepeti Fonu
  • OVD – QNB Finans Portföy Emtia Fonu Serbest Fonu
  • TGE – İş Portföy Emtia Yabancı BYF Fon Sepeti Fonu
  • YGM – Yapı Kredi Portföy Emtia Serbest Fonu
  • ZCN – Ziraat Portföy Emtia Fon Sepeti Fonu

Karma bir sepet yerine doğrudan bakır performansına odaklanmak isteyenler yatırımcılar için Amerikan borsaları daha spesifik çözümler sunuyor. ABD tarafında işlem gören Borsa Yatırım Fonları yani ETF’ler, yatırımcıya diğer emtialardan ayrıştırılmış saf bir bakır yatırımı yapma veya sadece bu alanda faaliyet gösteren madencilik şirketlerine yatırım yapma imkanı tanıyor.

Doğrudan bakır veya bu alanda faaliyeti olan şirketlere yatırım yapan fonlar 👇

  • COPX – Global X Copper Miners ETF
  • CPER – United States Copper Index Fund
  • COPA – Themes Copper Miners ETF
  • COPP – Sprott Funds Trust Sprott Copper Miners ETF
  • ICOP – iShares Trust iShares Copper and Metals Mining ETF
  • CPXR – USCF Daily tARGET 2X Copper Index ETF
  • COPJ – Sprott Funds Trust Sprott Junior Copper Miners ETF

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı


Notification Icon

Aktar, tut, kazan

Midas'a varlık aktar, 90 gün tut; AirPods Pro 3, Apple Watch Series 11 veya iPhone 17 Pro senin olsun.

Hemen Keşfet