AU Group: Ticari alacak sigortası pazarı küresel risklere karşın direncini koruyor

Google News Icon Takip Et

Artan ve değişen risklerin hâkim olduğu bir ortamda, ticaret tüm paydaşlar için baskı altında kalmaya devam ediyor. Ticari alacak sigortacıları, küresel koşulların bir yansıması olarak stratejik bir rol üstleniyor. AU Group her yıl önde gelen ticari alacak sigortacılarına ait verileri bir araya getirerek arzı analiz ediyor ve temel eğilimleri ortaya koyuyor. Bu yılki rapor, şirket iflaslarındaki artış, ticaret korumacılığının geri dönüşü ve jeopolitik gerilimlerin yeniden yükselmesi gibi faktörlerin etkisiyle şekilleniyor.

Buna rağmen, ticari alacak sigortası pazarı yüksek direnç gösteriyor ve sağlam risk yönetimi sayesinde sigortacıların taahhütleri primlerden (%1) daha hızlı, %3 oranında artış gösterdi. Riskler küresel ölçekte ve çok boyutlu: Ukrayna’daki savaş ve bölgeye etkileri, Ortadoğu ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin küresel ekonomiye yansımaları, ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve ticari rekabet, korumacılık ve gümrük vergileri… Jeopolitik gelişmeler, artık hassas şekilde ölçülmesi gereken önemli bir kredi riski haline geldi. Ticari alacak sigortası ve siyasi riskler alanında uzmanlaşmış bir danışmanlık şirketi olan AU Group’a göre, “Birçok şirket, daha önce görülmemiş bir baskı altında. Covid sonrası birkaç yıl süren normalleşmenin ardından iflaslar yeniden artıyor: 2025’te küresel çapta %6 yükseliş, 2026’da ise yeni bir rekor olasılığı (%4 artış beklentisi) söz konusu. İnşaat, perakende, otomotiv, imalat ve iş hizmetleri en çok etkilenen sektörler arasında.”

Mütevazı büyüme

Artan riskler, ekonomik yavaşlama ve müşteri faaliyetlerindeki durgunluğun birleşik etkisiyle, ticari alacak sigortacıları 2025’te son beş yılın en zayıf artışı olan ortalama %1 büyüme kaydediyor. Aynı dönemde, şirket iflasları son 10 yılın zirvesine ulaşsa da, teknolojik gelişmelerle güçlenen risk önleme uygulamaları sayesinde tazminat talepleri kontrol altında tutuluyor. AU Group, “Bu iyileşme, sigortacıların ekonomik ortamın bozulmasına rağmen talepleri daha iyi öngörüp sınırlamasını sağlıyor. Gerçek zamanlı verilere erişim ve teknolojinin (API) sağladığı hızlı karar alma sayesinde, kredi limitleri çok daha sık güncelleniyor. Alıcılar neredeyse sürekli izleniyor ve yapay zekâ ile ödeme davranışlarındaki erken uyarı sinyalleri tespit ediliyor.” değerlendirmesini paylaşıyor.

Bu gelişmeler, sigortacıların ödeme yapılmamasından sonra değil, sorunlar ortaya çıkmadan önce müdahale etmesini sağlıyor; böylece ödenen tazminatlar mekanik olarak sınırlanıyor ve tazminat/prim oranları (S/P) güçlü seviyelerde tutuluyor. Allianz Trade, 2025 için S/P oranını %54,7; Coface %40,3 ve Altradius %38,9 olarak öngörüyor. Bu oranlar, sigortacıların zarar ettiğini kabul ettiği %70’lik teorik eşik seviyesinin oldukça altında. Risk maliyetlerinin bu şekilde kontrol altında tutulması, sigortacıların gelirlerine kıyasla önemli büyüklükte teminat sunmasını sağlıyor: Örneğin Allianz Trade, 4 milyar eurodan biraz fazla prim karşılığında yaklaşık 1.250 milyar euro risk taşıyor. Bu kaldıraç, reasürans mekanizması sayesinde sürdürülebilir hale geliyor ve sigortacıların güçlü finansal pozisyonunu koruyarak desteklerini sürdürmelerine olanak tanıyor.

Düşük risk maliyetleri, sağlam S/P oranları ve gelişmiş risk değerlendirmesi, sektöre yeni bir cazibe kazandırıyor. MGA (Genel Temsilci) ve CDS (Kredi Temerrüt Takası) sağlayıcılarının yükselişiyle birlikte yeni oyuncular pazara giriyor; bu da maliyetler üzerinde rekabet baskısını artırarak şirketlerin lehine sonuçlar doğuruyor (kapsam korunuyor, fiyatlar rekabetçi kalıyor ve risk artsa bile destek devam ediyor).

Ticari alacak sigortası, bu ivmeyle birlikte, tarihsel olarak yalnızca tahsilat riskine karşı koruma sağlayan bir araç olmaktan çıkarak tam teşekküllü bir finansman aracına dönüşüyor. Faktoring, menkul kıymetleştirme veya leasing programlarında teminat olarak kullanılması sayesinde, yeni işlerin %50’sinden fazlasını oluşturuyor ve ana büyüme motorlarından biri haline geliyor. Bankalar, ödeme kuruluşları ve fintech şirketleri, kredi risklerini devretmek ve sermaye gereksinimlerini hafifletmek için bu ürünü kullanırken, şirketler de daha esnek finansman olanaklarına erişim sağlıyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: marketscreener.com