ArcelorMittal, thyssenkrupp Steel ve voestalpine AB Emisyon Ticaret Sistemi’nde reform talep etti

Google News Icon Takip Et

Avrupa’nın önde gelen üç çelik üreticisi ArcelorMittal Europe, thyssenkrupp Steel ve voestalpine, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nde (ETS) acil ve pragmatik bir reform çağrısı yaptı. Şirketler, mevcut sistemde gerekli düzenlemeler yapılmazsa Avrupa’nın sanayi altyapısının ciddi risk altında kalacağı uyarısında bulundu.

The Financial Times’ta yayımlanan bir makalede ArcelorMittal’in yönetim kurulu başkanı Lakshmi Mittal, şirketlerin ortak görüşünü aktararak, ETS’nin Avrupa çelik endüstrisini ve ona bağlı tüm sektörleri koruyacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Bu üç şirket, Avrupa’nın entegre çelik üretiminin yaklaşık %60’ını temsil ediyor ve AB’nin sanayi değer zincirinin merkezinde yer alıyor. Tüm şirketler operasyonlarını karbonsuzlaştırma taahhüdünde bulunurken, politika çerçevesinin bu dönüşümü desteklemesi gerektiğinin altını çiziyor.

ETS maliyetleri artıyor, destekleyici unsurlar yetersiz

Şirketler, ETS’nin elektrik sektöründe emisyonları %49 oranında azalttığını ancak çelik gibi enerji yoğun sektörler için hâlâ uygulanabilir bir yol sunmadığını belirtiyor. Ekonomik karbonsuzlaşma için gerekli olan rekabetçi elektrik fiyatları, uygun maliyetli yeşil hidrojen, Karbon Fark Sözleşmeleri, karbon yakalama ve depolama ile düşük karbonlu çelik için öncü pazarlar gibi temel unsurların henüz yeterince gelişmediği veya ölçeklenmediği ifade ediliyor.

Mevcut AB ETS çerçevesinde, Avrupa’da çelik üretim maliyetinin 2030’ların başında yaklaşık %50 artması bekleniyor. Çelik yoğun ithalatlar eşdeğer bir karbon maliyetine tabi tutulmazken, AB çelik ihracatçıları da karbon maliyetini telafi edecek bir iade alamıyor. Bu durumun, ETS maliyetlerindeki keskin artışla birlikte Avrupa çelik endüstrisi ve tüm değer zinciri üzerinde derin etkileri olacağı öngörülüyor.

Avrupa sanayisinin belkemiği risk altında

Şirketlerin tahminlerine göre, ETS’de reform yapılmazsa AB’de çelik yoğun üretim faaliyetlerinde %30-40 arasında bir düşüş yaşanabilir ve değer zinciri genelinde 5 milyon kadar istihdam riske girebilir.

Bu tablo, AB’nin Sanayi Hızlandırıcı Yasası ile belirlediği, imalatın GSYH içindeki payını %20’ye çıkarma hedefiyle de çelişiyor ve küresel rekabetin arttığı bir dönemde Avrupa’nın ekonomik dayanıklılığını zayıflatabilir.

Karbonsuzlaşma ekonomik olarak mümkün olana kadar ETS maliyet artışları durdurulsun

ArcelorMittal, thyssenkrupp Steel ve voestalpine, Avrupa’nın iklim hedeflerini tam olarak desteklediklerini ve karbonsuzlaşmak istediklerini belirtiyor. Ancak ETS’nin, sanayi dönüşümünün gerçeklerine uygun şekilde revize edilmesi gerektiğini savunuyorlar.

Şirketlerin ortak talepleri şöyle:

ETS maliyet artışlarının geçici olarak durdurulması ve ekonomik olarak uygulanabilir karbonsuzlaşma için gerekli koşullar sağlanana kadar mevcut seviyede tutulması.

Öncü projelerin desteklenmesini sağlayacak bir çerçeve oluşturulması ve ETS gelirlerinin sanayide karbonsuzlaşmaya yönlendirilerek geçişin hızlandırılması.

İthalat ve ihracatta rekabetçiliği gözeten, mevcut sistemin istenmeyen sonuçlarını düzeltecek dengeli bir yaklaşım benimsenmesi.

Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM) ve yakında devreye girecek olan Gümrük Vergisi Kotaları, rekabet koşullarını eşitlemeye yönelik önemli adımlar olarak görülüyor. Ancak şirketler, Avrupa’nın hem karbonsuzlaşmasını hem de güçlü bir sanayi altyapısını korumasını sağlamak için ETS reformunun son ve kritik adım olduğunu vurguluyor.

thyssenkrupp Steel CEO’su Marie Jaroni, ETS’nin mevcut sanayi gerçeklerini yansıtmadığını ve rekabet ile dönüşümün giderek daha zor uzlaştırıldığını belirterek, “Dönüşümü korumak ve bizim gibi öncülerin dezavantajlı duruma düşmemesini sağlamak için ETS’de maliyet artışına ara verilmesi gerekiyor. Reform, iklim koruması ile sanayi gelişimini Avrupa’nın geleceği için bir araya getirmeli.” dedi.

voestalpine CEO’su Herbert Eibensteiner ise şirketin greentec steel programı ile önemli yatırımlar yaptığını ve önümüzdeki yıllarda emisyonları ciddi şekilde azaltacağını söyledi. Ancak zorlu ekonomik ortamda, ücretsiz tahsisatların sona ermesi dönüşüm için gereken finansal kaynakları başka alanlara yönlendiriyor. Eibensteiner, “ETS çerçevesinde, gerekli koşullar sağlanana kadar bir duraklama, bu yatırımların korunması ve karbonsuzlaşma adımlarının devamı için kritik.” ifadelerini kullandı.

ArcelorMittal’in yönetim kurulu başkanı Lakshmi Mittal ise, “Rekabetçiliği zedelemeden karbonsuzlaşmayı teşvik eden bir ETS geleceği bulunmalı. Bu kolay bir sorun değil, ancak ETS reformu şart. Avrupa’nın politika yapıcılarının konuyu yeniden gündeme almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Buradaki tercih, iklim hedefleri ile rekabetçilik arasında değil; Avrupa’nın dayanıklılığını ve ekonomik güvenliğini güçlendiren bir iklim stratejisi ile onu zayıflatan bir strateji arasında.” dedi.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: moomoo.com