Analist Notu: Güneş enerjisi hisseleri uzun vadede iyi bir yatırım mı?

Google News Icon Takip Et

Devam eden enerji krizi ve yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte küresel elektrik talebindeki artış, güneş enerjisine olan ilgiyi yeniden artırdı.

Seeking Alpha analistleri Ragmar Rikberg ve Robert J. Lake, güneş enerjisi hisselerinin uzun vadede iyi bir yatırım olup olmadığını değerlendirdi.

Ragmar Rikberg, uzun vadede güneş enerjisinin kazanan olacağına inansa da, şu anda bu alanda yatırım yapmanın zorlaştığını belirtiyor. OBBBA yasası, 31 Aralık 2025 sonrası yapılan harcamalar için Konut Temiz Enerji Kredisi’ni sonlandırdı ve bu durum, konut tipi güneş enerjisi pazarına odaklanan şirketler üzerinde baskı oluşturdu. Kamu ölçekli segment ise FEOC kısıtlamaları ve çeşitli gümrük vergileriyle karşı karşıya. Lazard’ın son raporuna göre kamu ölçekli güneş ve kara rüzgarı, yeni enerji üretiminde en ucuz seçenekler olmaya devam etse de, sektörün büyümesi enerji politikası kısıtlamaları ve ithal girdilere uygulanan yüksek vergiler nedeniyle sınırlı.

Buna rağmen Rikberg, ABD merkezli ve ürünlerini tamamen yerli olarak geliştiren ve üreten iki şirketi öne çıkarıyor: First Solar (FSLR) ve Eos Energy (EOSE). Eos Energy, yeni nesil kamu ölçekli batarya teknolojisiyle öne çıkarken, First Solar da kamu ölçekli projelerde güçlü bir konumda ve önümüzdeki üç yıl için ABD’deki tüm üretimini şimdiden satmış durumda.

Robert J. Lake ise güneş enerjisi sektörünün döngüsel bir yükselişin başında olduğunu belirtiyor. Enerji düşünce kuruluşu Ember’a göre, 2025 yılında güneş enerjisi küresel elektrik üretiminde kömürü geride bıraktı ve yenilenebilir kaynaklar (özellikle güneş, rüzgar, hidro ve jeotermal) dünya enerji ihtiyacının üçte birini karşıladı. 2025’te yeni yenilenebilir enerji üretiminde güneşin payı %75’e ulaştı.

ABD Enerji Bilgi İdaresi, 2026’da yeni enerji kurulumlarının en büyük kısmını güneş enerjisinin oluşturacağını (yüzde %51’den fazla) öngörüyor. Ayrıca geliştiriciler, 2026’da 43,4 GW yeni kamu ölçekli güneş enerjisi kapasitesi eklemeyi planlıyor; bu rakam 2025’teki 27,2 GW’a göre %60 artış anlamına geliyor. ABD’de bu alanda en hızlı büyüyen eyalet ise Texas.

Güneş enerjisi, küresel nüfus artışı ve yeni veri merkezlerinin inşasıyla birlikte artan enerji talebinden olumlu etkileniyor. Ayrıca ölçek ekonomileri ve teknolojik gelişmeler sayesinde maliyetler düşerken verimlilik artıyor. Batarya depolama teknolojileri, enerji esnekliğinde önemli bir paradigma değişimi yarattı ve güneş enerjisinin günün her saatinde kullanılabilmesini sağladı. Güneş enerjisi kurulumları, nükleer, rüzgar, hidro ve jeotermal gibi kaynaklara kıyasla daha hızlı devreye alınabiliyor ve daha az düzenleyici engelle karşılaşıyor.

Genel olarak sektöre maruz kalmak isteyen yatırımcılar için Invesco Solar ETF’i (TAN) takip etmek öneriliyor. 2021 başındaki zirvesinden yaklaşık %50 gerilemiş olsa da, TAN son 12 ayda %110 yükseldi.

Takip edilmesi önerilen şirketler arasında First Solar (FSLR) ve SolarEdge (SEDG) öne çıkıyor; bu şirketler son 12 ayda sırasıyla %56 ve %227 gelir artışı kaydetti. Mikroinverter üreticisi Enphase (ENPH), Avrupa pazarına bağımlılığı nedeniyle zorluk yaşasa da, toparlanma potansiyeli taşıyor.

Takip sistemleri alanında Nextpower (NXT) öne çıkarken, Array Technologies (ARRY) de düşük değerlemesiyle dikkat çekiyor. Shoals Technologies (SHLS), son 12 ayda %38 gelir artışı elde etti ve ileriye dönük F/K oranı 16 seviyesinde. HA Sustainable Infrastructure (HASI) ise ekim 2023’ten bu yana %200 yükseldi ve güneş enerjisi yatırımlarına odaklanırken %4 temettü getirisi sunuyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: Seeking Alpha