ABD Borsası Notları

Alüminyum piyasasında yeni bir dönem mi başlıyor?

Alüminyum piyasasında yeni bir dönem mi başlıyor?
Google News Icon Takip Et

Dünya ekonomisinin en temel taşlarından biri olan alüminyum piyasası son yıllarda büyük bir değişim sürecine giriyor. 

Geçtiğimiz 2 yıl boyunca piyasada metal bolluğu yaşanırken artık bu durum sona eriyor ve dünya ciddi bir alüminyum açığına doğru ilerliyor. 

Ekonomik veriler piyasanın son 20 yılda ilk kez yeni arzın neredeyse hiç gelmeyeceği bir döneme girebileceğini gösteriyor.

Çin dominasyonunda yolun sonuna mı yaklaşılıyor?

Dünya alüminyum üretiminin yarısından fazlasını tek başına karşılayan Çin artık üretimini artıramayacak bir noktaya geldi. Çin hükümeti çevre kirliliğini önlemek ve aşırı üretimi durdurmak amacıyla yıllık 45 milyon tonluk bir üretim sınırı koydu. 

Şu anda Çinli üreticiler bu sınırın neredeyse tamamını kullanıyor ve fabrikalar %97 kapasite ile çalışıyor. Bu durum Çin’in artık dünyaya eskisi kadar çok alüminyum satamayacağı anlamına gelebilir ve nitekim ülkenin net ihracat rakamları da şimdiden azalmaya başladı. Çinli şirketler bu yasağı aşmak için rotalarını Endonezya gibi ülkelere çevirmiş olsa da bu yeni tesislerin kurulması uzun yıllar sürüyor.

Enerji savaşları ve yapay zeka alüminyum sektörünü etkiliyor

Alüminyum üretmek için yüksek miktarda elektrik enerjisi gerekiyor. Ancak günümüzde alüminyum fabrikaları elektrik bulma konusunda çok güçlü bir rakiple karşı karşıya. 

Yapay zeka teknolojisi için kurulan devasa veri merkezleri elektrik kontratları için alüminyum üreticilerinden çok daha fazla para ödemeye hazır. Ekonomik açıdan rekabetçi kalabilmek için bir alüminyum izabe tesisinin, megavat saat başına yaklaşık 40 dolar maliyetli ve 10 ile 20 yıl vadeli bir elektrik sözleşmesine ihtiyacı var. Alüminyum Birliği’ne göre, teknoloji şirketleri ise şu anda yapay zeka veri merkezlerinin enerji ihtiyacı için 115 doların üzerinde ödeme taahhüdünde bulunuyor.

Bu durum özellikle ABD ve Avrupa’daki fabrikaların kapanmasına veya üretimlerini durdurmasına yol açabilir. Avrupa’da enerji krizinden bu yana 1 milyon tondan fazla kapasite devre dışı kaldı ve bunun büyük bir kısmı hâlâ tekrar açılamadı.

Mozal tesisinin kapanma riski, başta Avrupa piyasasını olumsuz etkileyebilir

Küresel arzın daraldığı bu dönemde Mozambik’te bulunan ve Güney Yarımküre’nin en önemli tesislerinden biri olan Mozal alüminyum tesisi hakkında kritik bir karar alındı. Tesisin sahibi olan şirket elektrik tedariki konusunda hükümet ve enerji sağlayıcılarla bir anlaşmaya varamadığı için Mart 2026 itibarıyla üretimi durdurma kararı aldı. 

Bölgedeki şiddetli kuraklık nedeniyle hidroelektrik kaynaklarının yetersiz kalması elektrik fiyatları üzerindeki pazarlığı daha da zorlaştı. Bu tesisin kapanması özellikle Avrupa piyasası için olumsuz bir etki yaratabilir; çünkü Mozal’dan gelen metaller hem gümrüksüz, hem de yeşil enerji ile üretildiği için karbon ayak izi düşük. 

Alüminyum piyasasında yeni bir dönem mi başlıyor?

Alüminyumun kullanım alanları genişliyor

Alüminyuma olan ihtiyaç artık sadece inşaat veya içecek kutuları gibi klasik alanlarla sınırlı değil, çünkü dünya yeşil bir enerji dönüşümü yaşıyor. 

Elektrikli araçlar geleneksel arabalara göre çok daha fazla alüminyum kullanıyor ve her bir gigavat saatlik batarya üretimi için 2500 ton alüminyum gerekiyor. Aynı zamanda güneş panelleri ve rüzgar türbinlerinin kurulumunda da bu hafif metal vazgeçilmez bir unsuru. 

Öte yandan bakır fiyatlarının çok yükselmesi nedeniyle elektrik iletkenliği sağlayan sistemlerde bakır yerine daha ucuz olan alüminyum tercih edilmeye başlanabilir. Beşinci nesil kablosuz ağ teknolojisi olan 5G altyapısının kurulması da metal talebini artıran bir diğer önemli gelişme olarak karşımıza çıkıyor.

Küresel ticaret engelleri ve gümrük vergilerinin fiyatlara etkisi sürüyor

Alüminyum piyasasını şekillendiren en önemli unsurlardan biri de ülkeler arasındaki ticaret savaşları ve uygulanan ağır gümrük vergileri. ABD yönetimi tarafından Çin’den gelen alüminyuma uygulanan vergilerin %50’ye kadar çıkarılması piyasayı büyük oranda etkiledi. Bu vergiler nedeniyle Amerika’daki alüminyum fiyatları dünya genelinden çok daha yüksek seviyelere çıktı.

Kanada gibi büyük tedarikçilerden Amerika’ya giden ürün miktarı azalırken Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Ayrıca Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilecek olan karbon düzenleme mekanizması da düşük karbonlu ve temiz enerjiyle üretilen alüminyumun değerini daha da artırıyor.

Endonezya’nın yükselişi devam ediyor

Çin’deki üretim sınırları nedeniyle gözler hızla büyüyen Endonezya’ya çevrildi ve ülkenin alüminyum ihracatı kısa sürede %50’den fazla arttı. Endonezya bol miktarda kömür ve boksit rezervine sahip olduğu için düşük maliyetli üretim yapabiliyor. 

Mozal tesisi arz konusunda önem taşıyor

Ancak Mozal tesisinin kapanması alüminyumun hammaddesi olan alümina piyasasında ilginç bir durum yaratıyor. Mozal’a giden alümina artık serbest piyasaya sunulacağı için bu ham maddenin fiyatlarında bir düşüş beklenebilir. Yine de bu durumun alüminyum külçe fiyatlarını aşağı çekmeye yetmeyeceği çünkü fabrikaların metal üretim kapasitesinin zaten çok sınırlı olduğu belirtiliyor.

Piyasada arz açığı ve fiyat öngörüleri ne seviyede?

Gelecek yıllar için yapılan hesaplamalar, alüminyum piyasasında ciddi bir açık oluşacağını kesin bir dille ortaya koyuyor. 2026 yılında dünya genelinde 365 kilo tona kadar bir alüminyum eksiği yaşanacağı ve Mozal’ın kapanması durumunda bu açığın 600 kilo tonun üzerine yükseltebileceği öngörülüyor. 

Stokların son yılların en düşük seviyelerinde olması da herhangi bir üretim aksaklığında fiyatların aniden yükselmesine neden olabilir. Amerikan dolarının diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi de alüminyumun farklı ülkelerdeki alıcılar için ucuzlamasını sağlayarak talebi daha da canlandırabilir.

Yılbaşında alüminyum fiyatı 2022’den bu yana ilk defa 3.000 doların üzerine çıktı. 2022 yılının ilk yarısında alüminyum, Avrupa’daki enerji krizi ve Rusya-Ukrayna savaşıyla tetiklenen ciddi arz kesintileri eşliğinde yükselerek tarihinin en yüksek seviyesine çıkmıştı. Arz açığı beklentilerinin sürmesi fiyatların tekrar 2022 yılının ilk yarısında görülen tarihi en yüksek seviyelerine doğru hareket etmesini sağlayabilir.

Alüminyum piyasasında yeni bir dönem mi başlıyor?

Alüminyum piyasasındaki uzun vadeli riskler nelerdir?

Alüminyum için her ne kadar olumlu bir hava hakim olsa da yatırımcıların dikkat etmesi gereken bazı riskler de bulunuyor. Küresel bir ekonomik durgunluk yaşanması durumunda sanayi üretimi azalacağı için alüminyum talebi geçici olarak düşebilir. 

Sonuç olarak alüminyum hem enerji dönüşümünün merkezinde yer alması hem de üretimindeki yapısal zorluklar ve tesis kapanmaları nedeniyle önümüzdeki 10 yılın en stratejik madenlerinden biri olmaya aday.

ABD ve Türkiye borsalarında işlem gören bazı önemli alüminyum şirketleri

Alcoa (AA)

Alcoa, küresel alüminyum değer zincirinin en büyük saf metal tedarikçilerinden biri olarak, yüksek kaliteli boksit ve alüminadan birincil alüminyum üretimini gerçekleştiriyor. Şirket, otomotivden havacılığa kadar hafif metal talebinin yoğun olduğu sektörlere yönelik külçe, kütük ve levha gibi katma değerli döküm ürünleri sağlıyor. Enerji yoğun ergitme süreçlerinde geliştirdiği patentli teknolojiler ve düşük karbonlu EcoSource alüminyum ürün grubuyla, metal endüstrisinin karbonsuzlaşma sürecinde stratejik bir rol oynuyor.

Century Aluminum (CENX)

Century Aluminum, ABD ve İzlanda’daki tesisleriyle birincil alüminyum üretiminde uzmanlaşmış, özellikle yüksek saflıkta alüminyum tedarikinde stratejik bir konuma sahip. Şirket, havacılık ve savunma sanayii gibi kritik sektörlerin ihtiyaç duyduğu spesifik alaşımları ve katma değerli kütük ürünlerini üretme kapasitesiyle öne çıkıyor. Standart külçe üretiminin yanı sıra, İzlanda’daki tesislerinde %100 yenilenebilir enerji kullanarak geliştirdiği Natur-Al markasıyla düşük karbonlu alüminyum pazarında da güçlü bir oyuncu konumunda.

Rio Tinto (RIO)

Rio Tinto, alüminyumda dikey entegre ölçeğiyle öne çıkan bir madencilik devidir, boksit madenciliğinden alümina rafinajına ve ergitme tesislerinde birincil alüminyum üretimine kadar uzanan geniş bir zinciri yönetir. Şirket, Avustralya’daki boksit varlıklarıyla hammadde tarafını beslerken, Gladstone bölgesindeki operasyonlarında alüminyum üretim kapasitesini ölçekli biçimde sürdürüyor. Alüminyum iş kolunda düşük karbon odağı da belirgin olarak öne çıkıyor. Rio Tinto, ergitme tesislerinin tükettiği elektriğin daha büyük kısmını güneş gibi yenilenebilir kaynaklardan karşılamak için uzun vadeli elektrik tedarik anlaşmaları yaparak alüminyum üretiminde en kritik maliyet ve emisyon kalemi olan elektriği daha temiz bir kaynağa kaydırmayı hedefliyor. Ayrıca Matalco ortaklığı üzerinden geri dönüştürülmüş alüminyum tarafında da ürün ve kapasite erişimini artırarak portföyünü çeşitlendiriyor.

Constellium SE (CSTM)

Constellium, birincil alüminyum üreticisinden ziyade, metali işleyerek yüksek katma değerli haddelenmiş ve ekstrüzyon bazlı ürünlere dönüştüren entegre bir üretici olarak konumlanıyor. Şirket, özellikle havacılık ve otomotiv uygulamalarında hafifletme ihtiyacına yanıt veren Airware gibi alana özel alaşım çözümleriyle öne çıkarken, teknik kabiliyeti ve ürün karması sayesinde emtia fiyat döngülerinden görece ayrışabilen bir marj profili hedefliyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’daki tesislerinde hurda alüminyumu yeniden döngüye sokan geniş geri dönüşüm kapasitesi, ambalaj başta olmak üzere son pazarlara daha düşük karbon ayak izine sahip girdi sunulmasını mümkün kılıyor; bu yapı, regülasyon baskısı ve müşteri sürdürülebilirlik hedefleriyle güçlenen geri dönüştürülmüş içerik temasında Constellium’u stratejik bir konuma taşıyor.

Kaiser Aluminum (KALU)

Kaiser Aluminum, alüminyumu işleyerek yarı mamul hale getiren ve yüksek mühendislik gerektiren özel ürünlerde uzmanlaşmış bir şirkettir. Şirket; havacılık, savunma ve genel endüstriyel sektörlerin ihtiyaç duyduğu yüksek mukavemetli plaka, levha, çubuk ve boru gibi ısıl işlem görmüş ürünleri imal ediyor. Emtia sınıfı standart alüminyum yerine, karmaşık metalurjik özelliklere sahip ve marjı yüksek özel alaşımlı ürünlere odaklanarak sektörde rakiplerinden ayrışıyor. Bu stratejik konumuyla Kaiser, özellikle Kuzey Amerika pazarında teknik zorluğu yüksek alüminyum uygulamalarının kritik tedarikçisi olarak faaliyet gösteriyor.

Tredegar (TG)

Tredegar, ana iştiraki Bonnell Aluminum aracılığıyla, Kuzey Amerika pazarında yumuşak alaşımlı alüminyum ekstrüzyon profillerinin önde gelen üreticilerinden biridir. Şirket, ham alüminyum kütüklerini yüksek basınç altında işleyerek ticari inşaat, otomotiv ve tüketim malları sektörleri için özel tasarımlı yapısal parçalara ve borulara dönüştürüyor. Sadece profil şekillendirmeyle kalmayıp, bünyesindeki eloksal ve boyama tesisleriyle metale korozyon direnci ve estetik kazandırarak, alüminyumun nihai kullanım alanındaki katma değerini artırmaya odaklanıyor.

Tuğçelik Alüminyum (TUCLK)

Tuğçelik Alüminyum, 2004 yılında faaliyete geçirdiği modern tesislerinde yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon teknolojisini kullanarak, metali otomotiv, beyaz eşya ve savunma sanayi gibi kritik sektörler için OEM parçalarına dönüştürüyor. Şirket, ham alüminyumu sadece şekillendirmekle kalmayıp, CNC işleme, vibrasyon ve kumlama gibi ileri tekniklerle işleyerek montaja hazır, yüksek hassasiyetli komponentler üretiyor. Avrupa pazarında kapasite ve kalite liderliğini hedefleyen Tuğçelik, telekomünikasyondan tarım aletlerine kadar genişleyen bir yelpazede, endüstriyel talebe özel katma değerli metal çözümleri ihraç ediyor.

Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı


Notification Icon

Aktar, tut, kazan

Midas'a varlık aktar, 90 gün tut; AirPods Pro 3, Apple Watch Series 11 veya iPhone 17 Pro senin olsun.

Hemen Keşfet