Alpha Tau Medical (DRTS), geliştirdiği yenilikçi alfa radyasyon kanser tedavisi Alpha DaRT®’ın, pembrolizumab (Keytruda®) ile birlikte kullanıldığı klinik çalışmadan elde edilen olumlu sonuçları açıkladı. Yaşlı, lokal ileri ve metastatik baş-boyun yassı hücreli karsinom (HNSCC) hastalarında yapılan çalışmada, kombinasyon tedavisi değerlendirilebilen tüm hastalarda %100 objektif yanıt oranı ve 18,2 ay medyan genel sağkalım elde edildi. Sonuçlar, Boston’da düzenlenen Amerikan Baş ve Boyun Derneği’nin (AHNS) 12. Uluslararası Baş ve Boyun Kanseri Konferansı’nda sunuluyor.
Baş ve boyun kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanserler arasında yer alıyor. Her yıl yaklaşık 890 bin yeni vaka tespit edilirken, sadece ABD’de 2026 yılında ağız boşluğu, farinks ve larenksi kapsayan HNSCC için 60 binden fazla yeni vaka bekleniyor. Küratif tedaviye rağmen, HNSCC hastalarının yaklaşık yarısında hastalık tekrarlıyor ve uzak metastaz geliştiğinde en sık akciğer tutulumu görülüyor.
KEYNOTE-048 çalışmasından bu yana, pembrolizumab kemoterapiyle birlikte ya da tek başına, tekrarlayan veya metastatik HNSCC’de birinci basamak standart tedavi olarak kullanılıyor. Ancak, tümörlerinde PD-L1 (Kombine Pozitif Skor, CPS ≥1) ekspresyonu olan hastalarda tek başına pembrolizumab, KEYNOTE-048 çalışmasında yaklaşık %19 objektif yanıt oranı ve 12,3 ay medyan genel sağkalım sağlamıştı. Özellikle yaşlı ve kırılgan hastalarda kemoterapi eklenemediği için bu sonuçların iyileştirilmesine ihtiyaç duyuluyor.
Alpha Tau’nun çalışması, tek merkezli, ileriye dönük, açık etiketli ve tek kollu bir tasarıma sahip. Çalışmada, tekrarlayan, çıkarılamayan veya metastatik HNSCC ve PD-L1 CPS ≥1 olan en fazla 48 hastada Alpha DaRT ile pembrolizumab kombinasyonu değerlendirildi. Hastalara önce pembrolizumab başlandı, ardından hedef lezyona Alpha DaRT kaynakları yerleştirildi ve yaklaşık 14 gün sonra çıkarıldı. Sonrasında hastalar standart dozda pembrolizumab almaya devam etti. Tümör yanıtı, RECIST v1.1 kriterlerine göre sistemik olarak (Alpha DaRT ile tedavi edilen ve edilmeyen tüm tümörlerde) değerlendirildi; güvenlik ise CTCAE v5.0’a göre derecelendirildi. Toplamda 11 hasta (4 kadın, 7 erkek; yaş ortalaması 72, aralık 52-96) çalışmaya alındı. İki hasta yanıt değerlendirmesinden önce hayatını kaybettiği için dokuz hasta yanıt açısından değerlendirilebildi; bir hasta Alpha DaRT tedavisinden önce, diğeri ise tedavi sonrası ilişkili olmayan kardiyovasküler bir nedenle vefat etti. Tüm değerlendirilebilir hastalarda yanıt alınmasıyla, çalışmanın iki aşamalı adaptif tasarımında öngörülen etkinlik eşiğine ulaşıldı ve yedi hastadan fazlasında yanıt alınmasıyla hasta alımı sonlandırıldı.
Etkinlik Sonuçları
Farklı klinik çalışmaların sonuçları, tasarım ve hasta popülasyonlarındaki farklılıklar nedeniyle doğrudan karşılaştırılmamalıdır.
Yanıt Oranı
Değerlendirilebilen hastalarda Alpha DaRT ve pembrolizumab kombinasyonu, %100 objektif yanıt oranı (tam ve kısmi yanıt toplamı) sağladı. Dört hastada tam yanıt, beş hastada kısmi yanıt elde edildi; tam yanıt oranı %44 oldu. Karşılaştırma için, KEYNOTE-048 çalışmasında PD-L1 CPS ≥1 popülasyonunda tek başına pembrolizumab yaklaşık %19 objektif yanıt oranı sağlamıştı.
Sağkalım Verileri
Medyan genel sağkalım 18,2 ay, medyan progresyonsuz sağkalım ise 5,4 ay olarak kaydedildi. Analiz sırasında dört hasta hayattaydı. KEYNOTE-048 çalışmasında benzer popülasyonda tek başına pembrolizumab ile medyan genel sağkalım 12,3 ay, medyan progresyonsuz sağkalım ise yaklaşık 3,2 ay olarak bildirilmişti.
Güvenlik Sonuçları
Alpha DaRT ile ilişkili ciddi bir yan etki gözlenmedi. Tedavi edilen grupta yalnızca iki Alpha DaRT ilişkili yan etki raporlandı ve her ikisi de 1. derece şiddetindeydi.
Alpha Tau CEO’su Uzi Sofer, bu sonuçların şirketin iki temel önceliğini güçlendirdiğini belirtti: Alpha DaRT’ın lokalize, çıkarılamayan hastalıkta konumlandırılması ve metastatik ortamda kontrol noktası inhibitörleriyle birlikte kullanımına dair kanıt oluşturulması. Sofer, ara verilerin Alpha DaRT ve pembrolizumab kombinasyonunda yüksek yanıt oranlarını gösterdiğini, ancak bu yanıtların kalıcı faydaya dönüşüp dönüşmediğini görmek için sağkalım takibinin beklenildiğini ifade etti. Olgunlaşan verilerle birlikte tablonun daha da güçlendiğini vurgulayan Sofer, bu tür kombinasyon çalışmalarının platformun büyümesinde merkezi rol oynadığını ve FDA ile ABD’de benzer ama daha büyük bir çalışma yapılmasının değerlendirildiğini ekledi.
Hadassah Üniversitesi Tıp Merkezi Sharett Onkoloji Enstitüsü Direktörü ve çalışmanın baş araştırmacısı Prof. Aron Popovtzer, tekrarlayan veya metastatik baş-boyun yassı hücreli karsinomlu yaşlı hastaların tedavisinin en zorlu gruplardan biri olduğunu belirtti. KEYNOTE-048’ten bu yana pembrolizumab’ın birinci basamak standart tedavi olduğunu, ancak tek başına kullanıldığında her beş hastadan birinden azında yanıt alındığını ve çoğu hastanın kemoterapi eklenmesini tolere edemediğini söyledi. Bu karşılanmamış ihtiyacın, Alpha DaRT’ın kontrol noktası inhibitörüyle ilk kez kombine edildiği bu çalışmanın tasarlanmasına yol açtığını belirten Popovtzer, elde edilen sonuçların beklentileri aştığını ve hem genel hem de progresyonsuz sağkalımda iyileşme sağlandığını ifade etti. Popovtzer, bu hasta popülasyonunda pembrolizumab ile yapılan başka hiçbir kombinasyon çalışmasında benzer sonuçlar görmediğini, ancak bu verilerin erken aşamada olduğunu ve faydanın doğrulanması için daha büyük kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Alpha Tau Medikal Direktörü Dr. Robert Den ise, bu sonuçların şirketin küresel klinik araştırma portföyünün gidişatını gösterdiğini belirtti. Alpha DaRT’ın sistemik anti-tümör bağışıklık yanıtını tetikleyebileceğine dair güçlü preklinik veriler bulunduğunu, baş-boyun ve cilt kanserlerinde yapılan çok sayıda klinik çalışmada Alpha DaRT monoterapisinin güvenli bir profil sergilediğini söyledi. Den, bu çalışmanın Alpha DaRT ile pembrolizumab kombinasyonunun, bağışıklık sistemini hazırlayan etkinin klinik sağkalım faydasına dönüşebileceğini gösterdiğini ve bu hasta popülasyonunda Alpha DaRT’ın klinik faydasını daha büyük çalışmalarda doğrulama planlarını güçlendirdiğini ifade etti. Ayrıca, Alpha DaRT’ın baş-boyun, cilt, pankreas, prostat ve beyin kanserleri dahil olmak üzere geniş bir yelpazede araştırıldığını ekledi.
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: businessinsider.com