ABD’nin İran’a ait 1 milyar dolarlık kripto varlığına el koyması Bitcoin’in güvenli liman iddiasını sorgulatıyor

Google News Icon Takip Et

Kıtlığı, merkeziyetsiz yapısı ve devletlerden bağımsız olmasıyla dijital bir güvenli liman olarak görülen Bitcoin, son dönemde ABD-İran kriziyle birlikte bu “devletlerden bağımsızlık” iddiası konusunda tartışma yaratıyor.

Reagan Ulusal Ekonomi Forumu’nda konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’a ait yaklaşık 1 milyar dolarlık kripto varlığına el koyduklarını açıkladı. Bessent, bazı cüzdanların sahiplerinin hâlâ aktif olabileceğini ve varlıklarına el konulduğunun farkında olmayabileceğini belirtti.

Nisan ayında ise Bessent, stablecoin ihraççısı Tether ile iş birliği yaparak İran’a ait 344 milyon dolarlık kripto varlığı dondurduklarını doğrulamıştı.

Bessent, ABD’nin Batı Asya’daki krizi çözmek için İran hükümetinin tüm finansal kaynaklarını hedef alacağını da vurguladı.

TRM Labs, dondurulan cüzdanların İran Merkez Bankası ve ülkenin Lübnan’daki bazı askeri vekil güçleriyle bağlantılı olduğunu doğruladı. ABD’nin bu adımı, “terör finansmanı” olarak gördüğü faaliyetleri hedef almayı ve İran’a diplomatik baskı uygulamayı amaçlıyor.

Dondurulan USDT varlıklarının, İran’ın kısa süreliğine Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler için BTC ile ödeme seçeneğini değerlendirmesinin arkasındaki nedenlerden biri olabileceği belirtiliyor.

İran’a Yönelik Kripto Varlıklarına El Koyma Sonrası Gizlilik Tartışmaları

Ancak, hükümetlerin el koyma riskine karşı BTC’yi bir koruma aracı olarak kullanmanın giderek daha tartışmalı hale geldiği görülüyor. Örneğin, 2025 yılında ABD hükümeti, dolandırıcılık yaptığı iddia edilen Kamboçyalı bir holding ile bağlantılı 127.000 BTC’ye (13 milyar dolar değerinde) el koydu.

İran özelinde ise, ülkenin 8 milyar dolarlık kripto hacminin neredeyse yarısı hükümetin kontrolünde ve BTC ağırlığı giderek artıyor. Bessent’in son açıklamaları, BTC dahil hiçbir kripto varlığın ABD hükümetinin yaptırım gücünden tamamen uzak olmadığını bir kez daha gösterdi.

Peki, BTC herhangi bir suç faaliyetiyle bağlantılı olmasa ve yalnızca muhalif görüşler nedeniyle hükümetin hedefi olsanız bile benzer bir risk söz konusu olabilir mi?

Öte yandan, BlackRock gibi büyük varlık yöneticileri BTC’yi “benzersiz bir çeşitlendirici” ve jeopolitik risklere karşı koruma aracı olarak öne çıkarsa da, son gelişmeler bu yaklaşımı sorgulatıyor.

Bessent’in açıklamalarına yanıt veren analist Eric Yeung, kripto paraların ve Bitcoin’in el konulamaz bir güvenlik sunmadığını, gerçek güvenliğin yalnızca fiziksel olarak elde tutulan altın ve gümüşte olduğunu savundu.

Bazı piyasa katılımcılarına göre ise, baskıcı rejimlere karşı tek çözüm, Zcash (ZEC) gibi gizlilik odaklı kripto paralar ve kendi kendine saklama yöntemleriyle mümkün olabilir.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ambcrypto.com