Son verilere göre yabancı ülkeler, ABD borç piyasalarından çekiliyor: Danimarka’nın ABD Hazine tahvili varlıkları rekor düşük seviyelere gerilerken, Hindistan ve Çin ABD devlet borcuna olan maruziyetini azaltmaya devam ediyor. Bu eğilim, küresel sermaye maliyetleri, likidite koşulları ve riskli varlık değerlemeleri üzerinde önemli etkilere sahip olabilir.
The Kobeissi Letter, X üzerinde yaptığı bir paylaşımda Danimarka’nın geçtiğimiz yıl ABD Hazine tahvillerindeki varlığını 4 milyar dolar azaltarak %30 düşürdüğünü vurguladı:
“Danimarka’nın ABD Hazine tahvillerindeki varlığı rekor düşük seviyelere geriledi: Danimarka’nın elindeki ABD Hazine tahvillerinin değeri yaklaşık 9 milyar dolara düştü, bu 14 yılın en düşük seviyesi.”
2016’da zirveye ulaşan Danimarka’nın ABD Hazine tahvili varlıkları, şimdi yarıdan fazla azaldı. Ülke şu anda, 3,6 trilyon dolar değerinde olmak üzere, Avrupa’nın toplam ABD devlet tahvili varlıklarının %1’inden azını elinde bulunduruyor.
Ayrıca, Danimarka emeklilik fonu AkademikerPension, ay sonuna kadar yaklaşık 100 milyon dolar değerinde ABD Hazine tahvillerinin hepsini satacağını açıkladı. Fonun Yatırım Direktörü Anders Schelde, bu kararın “ABD hükümetinin zayıf mali durumundan kaynaklandığını” belirtti.
AkademikerPension’un yatırım direktörü Anders Schelde, “ABD temelde iyi bir kredi değil ve uzun vadede ABD hükümetinin mali yapısı sürdürülebilir değil.” dedi.
Bununla birlikte, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda gazetecilere konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bu endişeleri reddetti.
Bessent, “Danimarka’nın ABD Hazine tahvillerine yaptığı yatırım, Danimarka’nın kendisi gibi önemsizdir. Bu 100 milyon dolardan az bir miktar. Yıllardır Hazine tahvillerini satıyorlar, hiç endişelenmiyorum.” dedi.
Danimarka’nın hamlesi tek başına Bessent’i endişelendirmiyor olsa da, bu durum yalnızca bir ülkeye özgü değil. ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, Çin’in ABD Hazine tahvili varlıkları son 17 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Çin’in tahvil tutarı ekim ayındaki 688,7 milyar dolardan kasım ayında 682,6 milyar dolara düşerek 2008’den bu yana en düşük seviyeye geriledi.
Hindistan da benzer bir yol izledi ve ülkenin ABD Hazine tahvili varlıkları Ekim 2025 sonunda yaklaşık 190 milyar dolara düştü. Bu eylemler bir arada değerlendirildiğinde, büyük yabancı yatırımcılar arasında ABD’nin kredi riskinin temelden yeniden değerlendirildiğine işaret ediyor.
Bu satışların boyutu ve sürekliliği, rutin portföy dengelemesinden daha fazlasını gösteriyor ve ABD’nin mali sürdürülebilirliği ve politika kaynaklı kredi kalitesinde bozulma riski konusunda artan endişeleri yansıtıyor.
Öte tandan satışlara karşı Japonya ve İngiltere ABD Hazine tahvili varlıklarını artırdı. Japonya’nın pozisyonu 2,6 milyar dolar artarak 1,2 trilyon dolara yükseldi. Ayrıca, İngiltere de varlıklarını 10,6 milyar dolar artırarak 888,5 milyar dolara çıkardı.
Ray Dalio uyardı
Ayrıca Bridgewater Associates’ın kurucusu Ray Dalio, özellikle küresel merkez bankalarının ABD varlıklarında genel bir çeşitlendirme eğilimi gösterdiğini belirtti.
Dalio, Davos’ta Bloomberg Television’a verdiği röportajda, altın fiyatlarındaki sert yükselişi bu değişimin bir göstergesi olarak vurguladı. “Altının %67 yükselmesi, yalnızca değerli bir metalin yükselişini yansıtmıyor değil.” diyen Dalio, “Altın alımları, özellikle merkez bankaları tarafından ama başkaları tarafından da, yalnızca dolardan değil, tüm itibari para birimlerinden çeşitlendirme amacıyla arttı.” ifadelerini kullandı.
Dalio, piyasaların ticaret savaşına fazla, asıl önemli olan “sermaye savaşına” ise yeterince odaklanmadığını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma girişiminde askeri güç kullanmayacağını açıklamasının önemli bir mesaj olduğunu belirten Dalio, “O konuşma çok önemliydi çünkü bir kırmızı çizgi var.” dedi ve olası bir askeri hamlenin sermaye piyasaları üzerinde büyük etkileri olacağını vurguladı.
Likidite düşüşü ve kripto varlıklar üzerindeki etkileri
Bununla birlikte bir analist, ülkelerin ABD Hazine tahvillerini satma hızını artırmasıyla birlikte yaklaşan “büyük fırtına” konusunda uyarıda bulundu. DefiWimar isimli bir kripto analisti, X’te yaptığı bir paylaşımda hazine tahvillerinin likiditeye çevrilmesinin küresel piyasalarda dalga etkisi yarattığını belirtiyor.
📚 ABD Hazine tahvilleri, küresel finans sisteminde merkezi bir rol oynar. Büyük miktarda Hazine tahvili satıldığında, tahvil fiyatları düşme eğilimi gösterir ve getiriler yükselir, bu da ekonomi genelinde borçlanma maliyetlerini artırır.
Daha yüksek getiriler, daha pahalı finansman risk almayı caydırdığı ve mevcut likiditeyi azalttığı için daha sıkı finansal koşullara yol açabilir. Analistler, bu tür ortamlarda, hisse senetleri ve kripto varlıklar da dahil olmak üzere bol likiditeye büyük ölçüde bağımlı olan varlıkların baskı altında kalabileceğini belirtiyor.
Ayrıca, ABD Hazine tahvilleri bankalar, fonlar ve piyasa yapıcılar için ana teminat niteliğindedir. Hazine tahvillerinin değerinin düşmesi teminatları zayıflatır ve finansal kurumları risk varlıklarını azaltmaya iter. Bu da birçok varlık sınıfında satış baskısı yaratır.
Analist, “Hisse senetleri ve kripto varlıklar bir boşlukta yaşamazlar. Ucuz fonlama + kolay likidite üzerine kuruludurlar. Dolayısıyla, tahviller darbe aldığında, bu ‘sıkıcı bir tahvil meselesi’ değil, teminatların zayıflamasıdır.” diyor.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı
Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: BeInCrypto, Seeking Alpha