ABD, GENIUS Act kapsamında stablecoin ihraççılarına KYC zorunluluğu getiriyor

Google News Icon Takip Et

ABD’li düzenleyici kurumlar, stablecoin ihraççılarını geleneksel finansal kuruluşlarla aynı uyum çerçevesine dahil etmeye yönelik önemli bir adım daha atıyor.

ABD Mali Suçlarıyla Mücadele Ağı (FinCEN), federal bankacılık kurumlarıyla birlikte, kısa süre önce yürürlüğe giren GENIUS Act kapsamında ödeme stablecoin ihraççılarının resmi müşteri tanımlama programları (CIP) uygulamasını zorunlu kılan bir düzenleme taslağı yayımladı.

Bu tasarı, ihraççıların hesap açmadan önce müşterilerin kimliğini doğrulamasını, ayrıntılı kayıtlar tutmasını ve kullanıcıları devletin izleme listelerine karşı taramasını gerektiriyor.

Adım, ABD’li yetkililerin hızla büyüyen stablecoin sektöründe kapsamlı kara para aklamayı önleme (AML), terörizmin finansmanıyla mücadele (CFT) ve yaptırım uyumluluğu standartları oluşturma çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor.

Stablecoin İhraççılarına Kimlik Doğrulama Zorunluluğu

Düzenleme kapsamında, ödeme stablecoin ihraççılarının hesap ilişkisi kurmadan önce müşterilerden temel kimlik bilgilerini toplaması ve doğrulaması gerekecek.

Bireysel müşterilerden ad, doğum tarihi, adres ve kimlik numarası istenirken; tüzel kişilerden ise kuruluş tarihi dahil olmak üzere çeşitli bilgiler talep edilecek.

İhraççılar ayrıca, müşteri kimliklerinin doğrulanmasına yönelik risk temelli prosedürler oluşturmak ve doğrulamanın tamamlanamadığı durumlar için politika geliştirmek zorunda olacak.

Bu prosedürler arasında hizmetin reddedilmesi, hesap işlevlerinin kısıtlanması veya müşterinin kimliği doğrulanana kadar özel koşullar uygulanması yer alabilir.

Tasarı, ihraççıların müşteri tanımlama kayıtlarını ve doğrulama belgelerini belirli sürelerle saklamasını da zorunlu kılıyor.

Ayrıca, müşterilere hesap açılış sürecinin bir parçası olarak kimliklerinin doğrulandığına dair bilgilendirme yapılması gerekecek.

Yeni Kuralların Amacı: Kara Para Aklama ve Terör Finansmanıyla Mücadele

Tasarıda öne çıkan bir diğer unsur ise stablecoin ihraççılarının müşterileri, devletin terörist ve terör örgütleri listelerine karşı tarama zorunluluğu.

Düzenleyiciler, stablecoin’lerin küresel finansal piyasalara giderek daha fazla entegre olması nedeniyle bu tür önlemlerin gerekli olduğunu savunuyor.

Federal kurumlara göre, ödeme stablecoin’leri hızlı mutabakat, küresel erişilebilirlik ve fiyat istikrarı gibi özellikleriyle yasal ticaret için cazip olsa da yasa dışı faaliyetlerde de kullanılma potansiyeline sahip.

Yetkililer, dijital varlıkların kara para aklama, yaptırım kaçırma, siber suç, dolandırıcılık ve terör finansmanı gibi alanlarda kullanılmasına ilişkin endişelerini defalarca dile getirdi.

Bu tasarı, FinCEN ve Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’nin (OFAC) yılın başında başlattığı ayrı bir düzenleme sürecini takip ediyor. Söz konusu süreçte, stablecoin ihraççılarının resmi AML/CFT programları oluşturması ve ABD yaptırım yasalarını ihlal eden işlemleri engelleme veya dondurma yeteneğine sahip olması gerekecek.

Müşteri doğrulama tasarısı, yılın başında yasalaşan Guiding and Establishing National Innovation for US Stablecoins (GENIUS) Act kapsamında atılan ilk büyük uygulama adımlarından biri olarak öne çıkıyor.

Yasa, izinli ödeme stablecoin ihraççılarını Banka Gizliliği Yasası kapsamında finansal kuruluş olarak sınıflandırıyor.

Önemli bir detay olarak, önerilen gereklilikler yalnızca stablecoin ihraççısıyla doğrudan ilişkisi olan, yani stablecoin’i doğrudan ihraççıdan satın alan veya bozduran müşterilere uygulanacak.

Kullanıcılar arasındaki ikincil piyasa işlemleri ise genel olarak düzenleme kapsamı dışında kalacak.

Tasarı ayrıca, belirli koşullarda, ihraççıların başka bir federal düzenlemeye tabi finansal kuruluş tarafından daha önce gerçekleştirilen müşteri tanımlama prosedürlerine güvenmesine de olanak tanıyor.

Düzenleyiciler, bu esnekliğin uyum yükünü azaltırken yasa dışı finansal faaliyetlere karşı korumayı sürdüreceğini belirtiyor.

Amerikan Bankacılar Birliği, stablecoin ihraççılarının bankalara uygulanan standartlarla uyumlu hareket etmesini sağlama yönündeki çabaları daha önce desteklemişti. Birlik, stablecoin’lerin ABD finansal sistemi içinde daha önemli bir yer edinmesiyle birlikte tutarlı düzenleyici yaklaşımın gerekliliğine dikkat çekiyor.

60 günlük kamuoyu görüş süreci başlarken, bu tasarı Washington’un stablecoin’leri geleneksel düzenleyici çerçeveye entegre etme ve finansal güvenlikle inovasyon arasında denge kurma yönündeki kararlılığını gösteriyor.

Bu içerik hazırlanırken faydalanılan kaynaklar: ccn.com